|
14 - EBÜL HASEN BÜŞENCÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
ÇÂREYİ BÖYLE BULDU
Evliyâ-yı kirâmdan, “Ebül
Hasen Büşencî”.
Doğru yola getirdi, nice
yaşlı ve genci.
Zamanında bir “Çiftçi”
vardı ki Nişâbur'da,
Merkebini kaybedip,
aradı şurda burda.
Lâkin bulamayınca, kala
kaldı bî-çâre,
Düşünüp, en nihâyet
buldu buna bir çâre.
Sordu ki:
(Nişâbur'da Allah'a
yakın olan,
Kim ise, hânesini
gösterin bana şu an.)
Dediler: (Ebül Hasen
Büşencî'dir o kişi.)
O zâtın kapısını, gidip
çaldı o çiftçi.
Kapı açıldığında, dedi
ki o "Velî"ye:
(Sen çaldın merkebimi,
getirip ver geriye.)
Buyurdu ki: (Kardeşim,
hiç tanımam ben sizi.
Bir başkası almasın
sizin merkebinizi?)
Dedi: (Sen almadınsa,
peki nerde bu hayvan?
Sen onu bulmadıkça, geri
gitmem buradan.)
“Ebül Hasen” baktı ki,
çattı olmaz birine.
Ellerini kaldırıp, duâ
etti Rabbine:
(Yâ Rabbî, hâlimizi, en
iyi sensin bilen.
Halâs et bu kulunu, bu
kimsenin elinden.
Nerdeyse, bir an önce
buldur da merkebini,
Hakîkati anlayıp, çeksin
benden elini.)
O ara biri geldi,
bitmeden duâ hemin,
O çiftçiye dedi ki:
(Gel, bulundu merkebin.)
O zaman çiftçi dönüp,
dedi: (Yâ Ebel Hasen!
Ben de biliyordum ki,
almadın merkebi sen.
İstedim, bir yardımın
olur belki bu kula.
Bu sebepten tevessül
etmiştim ben bu yola.
Yanınıza gelmekte,
niyetim buydu zâten.
Murâdım hâsıl oldu,
bulundu hakîkaten.
Çok iyi anladım ki,
büyüklerin yanına,
Ne niyetle gelirse,
kavuşur insan ona.)
Vaktâ ki vefât etti “Ebül
Hasen Büşencî”,
Kabrini ziyârete, geldi
fakir bir kişi.
Bu mübârek “Velî”yi
vesîle ederek hep,
Allahü teâlâdan, "dünyâlık"
etti talep.
O gece, rüyâsına girerek
“Ebül Hasen”,
Buyurdu ki: (Dün beni,
ziyâret eyledin sen.
Ve lâkin hep "Dünyâlık"
istedin, niye acep?
Bunlar için, bizleri bir
daha yapma sebep.
Duâ edecek isen bizim
vesîlemizle,
"Ateşten halâs”ı
ve "Cennet”i
talep eyle.
Talep etmek var iken
ebedî kurtuluşu,
İstemeye değer mi,
dünyâlık üç kuruşu?)
Kendisinden nasîhat
istiyen birisine,
Buyurdu ki:
(Güvenme Rabbinden
gayrisine.
"Maddî menfaat" için,
bir kula az muhabbet,
Hakîkî mü'min için, ne
de büyük bir gaflet.
Zîrâ seni yaratan,
biliyor seni yine.
Yakışır mı gidesin Ondan
gayri birine?) |