|
14 - EBÜL HASEN BÜŞENCÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
DÜNYÂ, İKİ GÜNDÜR
“Ebül Hasen Büşencî”
ehl-i ilim, ehl-i hâl.
Eyledi “Tus” şehrinde
âhirete irtihâl.
Bir ömrü müddetince,
islâma etti hizmet.
“Dünyâ”ya, zerre kadar
vermedi ehemmiyet.
Dediler:
(Dünyâ nedir, bahsedin
bize biraz.)
Buyurdu ki: (Dünyâ'da,
aslâ vefâ bulunmaz.
Üzeri "Şeker" kaplı, bir
“Zehir"dir o
gûyâ.
Çabuk bitip tükenir,
olur hayâl ve hülyâ.
"Âhiret" böyle
değil, ebedîdir o hayat,
Burada kazanılır, azap
veyâ mükâfât.
Onun sonsuzluğuna
inanırsa bir insan,
“Dünyâ”ya
sarılması, hayrete olur
şâyân.
Yalnız âhiret için
yaratıldık biz elbet.
Orada iki yer var, ya "Cehennem",
ya "Cennet".
Sosuzdur ikisi de, yok
üçüncü bir mahal.
Öyleyse bu “Fânî”ye
bağlanmak, ne garip hâl.
O, kulu terk etmeden,
davranıp daha evvel,
Kul onu terk ederse,
olur bu gâyet güzel.
Bu dünyâ iki gündür, bir
"Üzüntü", bir "Sevinç".
Ve lâkin ikisi de
tükenir, olur bir "Hiç".
Öyleyse bırakın da bu
geçici hayâtı,
Kazanın âhirette, ebedî
mükâfâtı.
Bakın, günler geçiyor,
ömürler tükeniyor.
Seneler, “Su”
misâli hızla akıp
gidiyor.
Uzak zannettiğiniz,
oluyor hemen yakın.
"Henüz gencim, vakit
var" demeyin aman
sakın.
Zîrâ buyurdular ki o
Resûl-i kibriyâ:
(Dünyâ'da kalacağın
kadar çalış buraya.
Ne kadar kalacaksan,
âhirette de şâyet,
Ona da, ona göre çalış
ve eyle gayret.
Ve Allah'a ne kadar
muhtâç isen sen eğer,
Ona da, o kadar çok
ibâdet îcâb eder.
Ne kadar dayanırsan
Cehennem ateşine,
Öyleyse o kadarcık dal
günâhın içine.)
Kardeşlerim, bu dünyâ, "Altın"dan
olsa şâyet,
Ne kıymeti vardır ki,
elden çıkar nihâyet.
Âhiretin esâsı, "Toprak"
da olsa eğer,
Kıymetlidir, çünkü o
tükenmez, devam eder.
“Sonsuz” ile “Fânî”yi,
bir tutmaz aklı olan.
Birisi hiç yok olmaz,
öteki olur vîrân.
Ey insan, bu dünyâ'da "Misâfir"sin
bugün sen.
Malın dahî elinde,
“Emânet”tir esâsen.
Misâfir, çok dursa da,
en son gider evine.
Verilir emânet de,
sonunda sâhibine.
Bu dünyâ geçip gider,
burası "Dâr-ül firâk".
Hiç kimse, murâdına
eremez tam olarak.
Aldanmaz aklı olan, bu
"dünyâ-yı denî"ye.
Gönül verir tamâmen, “Âlem-i
ebedî”ye. |