|
13 - SEYYİDET NEFÎSE
(Rahmetullahi Aleyhâ)
ZÂLİMİN HİDÂYETİ
Vaktiyle “Zâlim”
biri, suçsuz bir
müslümâna,
Zulmetmek maksadıyla,
çağırdı huzûruna.
Adamları gelip de
götürmek isteyince,
“Seyyidet Nefîse”ye
gitti o daha önce.
Dedi: (Falan zâlime
gidiyorum efendim.
Bana duâ edin de, bir
zarar görmiyeyim.)
Buyurdu ki:
(Hiç korkma, git yanına
korkmadan.
O zâlimin gözünden,
gizler seni Yaradan.)
O müslümân sevinip,
adamlarla berâber,
Az sonra, o zâlimin
huzûruna geldiler.
Lâkin o, göremedi bu
günâhsız mü'mini,
Dedi: (Getirdiniz
mi, o kişi nerde, hani?)
Şaşırdı adamları,
dediler ki: (İşte ya!
İstediğiniz adam, sizin
karşınızda ya.)
Kızdı zâlim, köpürdü,
dedi ki: (Ne
dersiniz!
Yoksa siz, benim ile
alay mı edersiniz?)
Anlamıştı adamlar bu
işin hikmetini.
Söylediler zâlime işin
hakîkatini.
Dediler ki: (Efendim, o,
buraya gelmeden,
Gidip duâ istedi,
Seyyidet Nefîse'den.
O da duâ etti ki:
"Yâ Rabbî, bu kulunu,
O zâlimden gizle de,
görmesin aslâ bunu.")
Öğrenince o zâlim, bunu
adamlarından,
Yanlış iş yaptığını,
idrâk etti o zaman.
Başını öne eğip, üzüldü
bu hâline.
Tövbe istiğfâr edip, yaş
doldu gözlerine.
Hıristiyân bir kadın,
bir de oğlu vardı hem,
Bu çocuk, sefer için
çıktı bir gün evinden.
Issız yerde, önüne,
eşkiyâlar çıkarak,
Tutup esir ettiler,
sıkıca bağlıyarak.
O, evden ayrılınca,
günler geçti aradan.
Annesi, hiç bir haber
alamadı oğlundan.
Çâresiz gitti hemen “Seyyidet
Nefîse”ye.
Anlatıp, ricâ etti: "Duâ
ediniz" diye.
El kaldırıp, Seyyidet
Nefîse hazretleri,
Duâ etti:
(Yâ Rabbî, çocuğu döndür
geri.)
O gece, kapıları çalındı
çok geçmeden.
Açınca gördüler ki,
çocuk dönmüş seferden.
Dediler:
(Nerde kaldın, çok merak
ettik seni.)
Dedi ki: (Anneciğim,
tuttular yolda beni.
At üstünde, günlerce yol
aldık hızlı halde.
İndirdiler nihâyet, çok
uzak bir mahalde.
Sonra, beni karanlık bir
hücreye attılar.
El ve ayaklarımı,
zincirle bağladılar.
Az önce bir ses duydum:
"Salın da gitsin hemen.
Zîrâ o, duâ aldı
Seyyidet Nefîse'den"
O ara “Bir el”
gördüm, çözdü
zincirlerimi.
Evimizin önünde buldum
sonra kendimi.)
Çocuğun anlattığı
şeyleri dinleyince,
Hâlis îmân ettiler,
ikisi de hemence. |