ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - SEYYİDET NEFÎSE (Rahmetullahi Aleyhâ)

ZÂLİMİN HİDÂYETİ

 

Vaktiyle “Zâlim” biri, suçsuz bir müslümâna,

Zulmetmek maksadıyla, çağırdı huzûruna.

 

Adamları gelip de götürmek isteyince,

Seyyidet Nefîse”ye gitti o daha önce.

 

Dedi: (Falan zâlime gidiyorum efendim.

Bana duâ edin de, bir zarar görmiyeyim.)

 

Buyurdu ki: (Hiç korkma, git yanına korkmadan.

O zâlimin gözünden, gizler seni Yaradan.)

 

O müslümân sevinip, adamlarla berâber,

Az sonra, o zâlimin huzûruna geldiler.

 

Lâkin o, göremedi bu günâhsız mü'mini,

 

Dedi: (Getirdiniz mi, o kişi nerde, hani?)

 

Şaşırdı adamları, dediler ki: (İşte ya!

İstediğiniz adam, sizin karşınızda ya.)

 

Kızdı zâlim, köpürdü, dedi ki: (Ne dersiniz!

Yoksa siz, benim ile alay mı edersiniz?)

 

Anlamıştı adamlar bu işin hikmetini.

Söylediler zâlime işin hakîkatini.

 

Dediler ki: (Efendim, o, buraya gelmeden,

Gidip duâ istedi, Seyyidet Nefîse'den.

 

O da duâ etti ki: "Yâ Rabbî, bu kulunu,

O zâlimden gizle de, görmesin aslâ bunu.")

 

Öğrenince o zâlim, bunu adamlarından,

Yanlış iş yaptığını, idrâk etti o zaman.

 

Başını öne eğip, üzüldü bu hâline.

Tövbe istiğfâr edip, yaş doldu gözlerine.

 

Hıristiyân bir kadın, bir de oğlu vardı hem,

Bu çocuk, sefer için çıktı bir gün evinden.

 

Issız yerde, önüne, eşkiyâlar çıkarak,

Tutup esir ettiler, sıkıca bağlıyarak.

 

O, evden ayrılınca, günler geçti aradan.

Annesi, hiç bir haber alamadı oğlundan.

 

Çâresiz gitti hemen “Seyyidet Nefîse”ye.

Anlatıp, ricâ etti: "Duâ ediniz" diye.

 

El kaldırıp, Seyyidet Nefîse hazretleri,

Duâ etti: (Yâ Rabbî, çocuğu döndür geri.)

 

O gece, kapıları çalındı çok geçmeden.

Açınca gördüler ki, çocuk dönmüş seferden.

 

Dediler: (Nerde kaldın, çok merak ettik seni.)

Dedi ki: (Anneciğim, tuttular yolda beni.

 

At üstünde, günlerce yol aldık hızlı halde.

İndirdiler nihâyet, çok uzak bir mahalde.

 

Sonra, beni karanlık bir hücreye attılar.

El ve ayaklarımı, zincirle bağladılar.

 

Az önce bir ses duydum: "Salın da gitsin hemen.

Zîrâ o, duâ aldı Seyyidet Nefîse'den"

 

O ara “Bir el” gördüm, çözdü zincirlerimi.

Evimizin önünde buldum sonra kendimi.)

 

Çocuğun anlattığı şeyleri dinleyince,

Hâlis îmân ettiler, ikisi de hemence.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan