ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KUL HAKKI MÜHİMDİR

 

"Bâyezid-i Bistâmî", talebesiyle yine,

Gece, misâfir oldu bir kimsenin evine.

 

Ev sâhibi, bir "Kandil" getirip yaktı, lâkin,

Oda aydınlanmadı yanmasıyla kandilin.

 

Hazreti Bâyezid” de kandile bakıyordu.

Bu garipliği görüp, ona şöyle buyurdu:

 

(Kardeşim, bu kandilde bir acâyiplik var ki,

Yanıyor, ışığı yok, sebebi ne ola ki?)

 

O arz etti: (Efendim, bunu biz, bir gecelik,

Dün gece, komşumuzdan, emânet almış idik.

 

Dün gece, gâyet güzel ışığını verirken,

Şimdi ışık vermiyor, anlamadım bunu ben.)

 

“Bâyezid-i Bistâmî”, aldı onu eline.

Buyurdu ki: (Al götür sen bunu sâhibine.

 

“Dün” için, çok teşekkür ederek ona derhal,

“Bu gece” yakmaya da, ondan tekrar izin al.)

 

"Peki" deyip, kandili götürdü sâhibine.

İzin alıp, tekrardan getirip yaktı yine.

 

Öyle güzel yandı ki, oda ışıkla doldu.

“Bâyezid” bunu görüp, buyurdu: (Şimdi oldu.)

 

Bir gün de, yanlışlıkla ezdi bir “Karınca”yı.

Üzülüp, yüreğinde hissetti o acıyı.

 

O ölü karıncayı, bir avcuna alarak,

Şefkat ve merhametle hayvancığa bakarak,

 

Mahzun, kırık kalbiyle Rabbine yalvarınca,

Canlanıp, yürümeye başladı o karınca.

 

Bir gün de, yürüyordu çok çamurlu bir yoldan.

Mübârek ayakları, kayıp düşeceği an,

 

Bir duvara tutunup, düşmekten zor kurtuldu.

Ve hemen o duvarın sâhibi zâtı buldu.

 

Buyurdu ki: (Kardeşim, sana âit duvara,

Düşmemek gâyesiyle, tutundum ben bir ara.

 

Zannederim, az toprak düşmüştür üzerinden.

Hakkını helâl eyle, bana cân-ü gönülden.)

 

Duvarın sâhibi de “Mecûsî” imiş meğer.

Çok hayrete düşürdü, onu bu kelimeler.

 

Dedi: (Sizin dîniniz hassas mıdır bu kadar?)

Buyurdu ki: (Elbette, islâmda “Kul hakkı” var.

 

Helâllaşılmaz ise, kul hakları bu günde,

Ödemek çok zor olur, yarın mahşer gününde.

 

Rabbimiz affetse de kulun her günâhını,

Ve lâkin affetmiyor her türlü “Kul hakkı”nı.

 

Onun için, mutlaka lâzımdır helâllaşmak.

Aksi halde, Cennete mümkün olmaz ulaşmak.)

 

Mecûsî, “Bâyezid”den bunları dinleyince,

Kalbine, hidâyetin nûrları doldu nice.

 

Dedi ki: (Ben hakkımı helâl ettim tamâmen.

Sen de, islâmiyyeti beyân et bana hemen.)

 

“Hazreti Bâyezid”in bu güzel meziyyeti,

Sâyesinde, mecûsî seçti islâmiyyeti.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan