|
12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
KIRIK TESTİ VE ABÂ
"Bâyezid-i Bistâmî"
buyurdu: (Senelerce,
Nefsimi ıslâh için,
çalıştım gündüz gece.
Riyâzet, mücâhede çektim
uzun seneler.
Netîcede baktım ki,
ölmemiş nefsim meğer.
Belimde gurur, riyâ,
ibâdete güvenmek,
Her yaptığı ameli,
beğenip iyi görmek,
Gibi hastalıklardan
mütevellit bir "Zünnâr",
Bulunduğunu görüp,
eyledim çok âh-ü zâr.
Onun için, beş sene
çektim yine riyâzet.
O zünnârı, belimden
kesip attım nihâyet.
Bir ömür müddetince,
Rabbime kulluk ettim.
O’na lâyık ibâdet
yapmayı çok istedim.
Buna kavuşmak için,
gayret ettim bir nice.
Hattâ sabaha kadar,
namâz kıldım çok gece.
Yine de namâzlarım,
olmadı O’na lâyık.
Allahü teâlâya yalvardım
birgün artık.
Gözyaşları dökerek dedim
ki: "Yâ ilâhî!
Rızâna vâsıl olmak
istiyorum ben dahî.
Rızâ-i ilâhîye
kavuşabilmek için,
Daha neler yapması
lâzımdır bu âcizin?"
Şöyle ilhâm geldi ki:
(Şu “Testi”nle şu
“Abâ”n,
Yanında bulundukça,
olmaz bize kavuşman.)
Hemence atıverdim “Abâ”
ile “Testi”yi.
Kazandım böylelikle
rızâ-i ilâhîyi.
Sonra, Hak teâlâdan
şöyle ilhâm geldi ki:
(Bana vâsıl olmayı
istiyenlere de ki:
"Bâyezid, kırk senedir
uğraştı nefsi ile.
Bir ömür müddetince
çekti de bunca çile,
Bir “Kırık testi”siyle,
bir de “Eski abâ”sı,
Yanında bulundukça,
olmadı kavuşması.
Siz, bu hâliniz ile
nasıl ulaşırsınız?
O rızâya kavuşmak, kolay
mı sanırsınız?")
“Bâyezid -i Bistâmî”
vaktâ ki etti vefât,
Bir gece, kendisini
rüyâda gördü bir zât.
Ve suâl eyledi ki
hazreti Bistâmî'ye:
(Ne gibi muâmele eyledi
Allah size?)
Buyurdu ki: (Kabirde,
bir ses duydum ilk
vakit.
Diyordu:
"Ne getirdin sen bize ey
Bâyezid?"
Dedim ki: "Sana lâyık
bir amel edemedim.
Huzûruna, bir sürü
kusurlarımla geldim.
Günâh getirdimse de,
şirk getirmedim ama.
Bağışla sen onları, bu
doğru îmânıma.”
Daha sonra, kabrime
gelerek Münker-Nekîr,
Sormaya başladılar:
"Rabbin kim, dînin
nedir?"
Dedim ki: "Onu bana
sormayın ey melekler!
Bilâkis beni O’na sorun
ki, acep ne der?
Eğer kabûl ederse, beni
kulu olarak,
Ebedî seâdete kavuşurum
muhakkak.
Eğer kabûl etmezse
kulluğuna mâzallah,
Ne fayda, yüzbin defâ
desem de Rabbim Allah") |