|
12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
HAKKINI HELÂL ET
"Bâyezid-i Bistâmî",
karanlık geceleri,
Çıkıp, dolaşıyordu
kabristanda ekserî.
Yine dolaşıyorken bir
gece kabristanda,
Onu, gece bekçisi
görüverdi son anda.
Ve lâkin tanımadı onun
kim olduğunu.
Hâlinden şüphelenip, bir
"Hırsız" sandı
onu.
Yaklaşıp, bastonuyla
vurdu o bu “Velî”ye.
O, hiç ses çıkarmadı "Kabâhat
bende" diye.
Devam etti ise de
dövmeye sonra onu,
Lâkin kırılıverdi
elindeki bastonu.
“Bâyezid-i Bistâmî”
gelince hânesine,
Asâ’nın kırılması, dert
oldu kendisine.
Yanına çağırarak
talebeden birini,
Dedi ki:
(O asâ’nın, git öğren
değerini.)
Ve o miktar parayı,
koydu kese içine.
Gönderdi "Tatlı"
ile, o gece bekçisine.
Bir de mektup yazarak,
pek çok özür diledi.
Yazdı ki: (Çok muhterem,
sayın bekçi efendi!
Dün gece, kabristanda,
beni "hırsız"
sanarak,
Bir hayli dövdün, hem
de, asâ ile vurarak.
Hattâ beni döverken,
kırıldı asân dahî.
Onun kırılmasına, sebep
benim tabii.
Gönderdiğim parayla,
kendine bir asâ al.
Kusûruma bakmayıp,
hakkını eyle helâl.
Bir de tatlı gönderdim,
ye ondan âfiyetle.
Kalbinin üzüntüsü,
azalsın bu sûretle.)
Genç bekçi, bu mektûbu
okuyup etti hayret.
Ve sardı kendisini bir
pişmânlık, nedâmet.
Gidip özür diledi o "Allah
adamı"ndan.
Ve talebesi olup,
ayrılmadı yanından.
Bir yıl da, Hac dönüşü “Hemedân”a
uğradı.
Bahçeye ekmek için, bir
miktar tohum aldı.
Lâkin “Bistâm”a varıp, o
torbayı açınca,
Gördü ki, var içinde bir
kaç adet “Karınca”.
"Eyvâh, yuvalarından
ayrıldı bunlar" diye,
Hayvanları düşünüp,
düştü bir üzüntüye.
Tekrardan “Hemedân”a
dönerek bu büyük zât,
Tohumları yerine
bırakıp, etti rahat.
Yine bir gün “Bistâm”da,
yürüyordu bir yoldan.
Bir genç de, tâkîb edip
gidiyordu ardından.
Bu hâle vâkıf olup, geri
döndü hemence.
(Niçin tâkîb edersin?)
diye sordu o gence.
O, saygı ve edeble arz
etti ki: (Efendim,
Sizin gibi olmaktır,
yegâne arzum benim.
Lütfen bir himmet edip,
duâ buyurunuz da,
Ben dahî yükseleyim
sizin bu yolunuzda.)
Buyurdu ki: (Bu
yolda yükselmek için,
evlât,
Dînin emirlerine eyle
tam mütâbaat.
Hattâ dîne uymakta
gevşeklik olursa az,
Şu derimin içine girsen
de, fayda olmaz.) |