|
12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NİÇİN UYANDIRMIŞ?
Bir kimse var idi ki,
tanınırdı "Şeyh"
diye.
Onu çok methettiler bir
gün de bu “Velî”ye.
Dediler:
(Falan yerde bir zât var
ki, velîdir.
Hâl ehli kimse olup,
kerâmet sâhibidir.)
Buyurdu: (Mâdem öyle,
gidelim ziyârete.
Sohbetini dinleyip,
edelim istifâde.)
Yanına, talebeden alarak
bir kaç kişi,
Ziyârete gittiler
dedikleri kişiyi.
Varınca, o zât dahî
görünüverdi birden.
Dediler: (İşte o zât,
bak geliyor ilerden.)
“Bâyezid-i Bistâmî”
bakıyorken o yöne,
Tükürdü o sırada o zât "kıble
yönü"ne.
“Bâyezid-i Bistâmî”
görünce bunu ondan,
Görüşmekten vazgeçip,
geri döndü o yoldan.
Buyurdu:
(O kimsede, ne arasın
kerâmet.
Velîler, her edebe
ederler pek riâyet.
O kişi, evliyâdan
olsaydı hakîkaten,
Böyle kıble yönüne
tükürmezdi katiyyen.)
Bâyezid hazretleri,
dinde günâh ve haram,
Yâni yasak ne varsa,
hepsinden kaçardı tam.
Hem emirlere dahî ederdi
tam riâyet.
Bilhassa “Namâz”
için, ederdi fazla
gayret.
Bir sabah namâzına, bir
defâ geç uyandı.
Baktı ki güneş doğmuş,
üzülüp içi yandı.
Zîrâ sabah namâzı,
kalmış idi kazâya.
Buna üzüntüsünden,
başladı ağlamaya.
Gözyaşları dökerek,
inledi üzgün üzgün.
Zîrâ bu, kendisine "Dert"
olmuştu büsbütün.
O sırada, şöyle bir nidâ
duydu gâibten:
"Senin
bu günâhını, mağfiret
eyledim ben.
Sen, çok pişmân olarak
ağlayıp sızlayınca,
Yetmişbin namâz ecri,
ihsân ettim ayrıca."
Birkaç ay geçmişti ki,
bir sabah vakti, yine,
Çok az zaman kalmıştı,
güneş doğma vaktine.
O ara şeytân gelip, onu
uyandırarak,
Dedi ki:
(Ey Bâyezid, namâzın
geçiyor, kalk!)
“Bâyezid-i Bistâmî”,
fırladı yatağından.
Namâzı kıldı ama,
hayrette kaldı o an.
Bir mânâ veremedi
şeytânın bu işine.
Çağırıp suâl etti, bu
işi kendisine.
Buyurdu ki:
(Ey mel'un, sen hiç
böyle yapmazdın.
Beni uyandırmakta, neydi
asıl maksadın?
Kazâya kalsın diye,
uğraşırken durmadan,
Ne için uyandırdın, beni
güneş doğmadan?)
Dedi ki: (Sen namâza
kalkamadın geçen gün.
Bu yüzden pişmân olup,
ağladın üzgün üzgün.
Affetti Hak teâlâ
günâhını o zaman.
Ve yetmişbin namâzın
ecrini etti ihsân.
Seni uyandırdım ki,
kalkıp namâz kılasın.
Yine öyle çok fazla
sevap kazanmıyasın.)
|