ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

HER ŞEYİ UNUTURDU

 

Hazreti Bistâmî'ye suâl etti ki bir zât:

(Kimdir senin mürşidin, kim seni etti irşâd?)

 

Buyurdu ki: (Mürşidim, bir kadındır evlâdım.)

O kimse hayret edip, dedi ki: (Anlamadım.)

 

Buyurdu: (Bu sözümü îzâh edeyim ki ben,

Aşk-ı ilâhî ile geçmiş idim kendimden.

 

Bu halde yürüyordum, bir yolun kenârında.

Bir “Kadın”a rastladım, un çuvalı sırtında.

 

Kan ter içerisinde, çok zor götürüyordu.

Nihâyet âciz kalıp, bir kenâra oturdu.

 

Sonra beni görünce, memnun oldu begâyet.

Dedi ki: (Bana yardım eder misin bir zahmet?)

 

Ona, şöyle demeyi bir an için düşündüm:

"Olur ama, benim de yetişmez buna gücüm."

 

Ona, düşündüğümü tam diyeceğim zaman,

Bir kafesin içinde, görüverdim bir “Arslan”.

 

Ve işâret eyledim, elimle o hayvana.

Kafesinden çıkarak, yürüyüp geldi bana.

 

Çuvalı yükliyerek sırtına o hayvanın,

Dedim ki: (Götür bunu, evine bu hanımın.)

 

Gösterdiğim için de, böyle açık kerâmet,

O kadından utanıp, pişmân oldum begâyet.

 

Ona sordum: (Ey kadın, vardığında evine,

Kime rastladığını söylersin âilene?)

 

Cevâbında dedi ki: (Ne ise, onu derim.

Çok zâlim Bâyezid'i gördüğümü söylerim.)

 

Ben, hayretler içinde dedim ki o kadına:

(Niçin zâlim diyorsun, geldim ya yardımına.)

 

Dedi ki: (Bir zulümdür elbet senin bu işin.

Zîrâ yaratılmadı bu hayvan, bunun için.

 

Bilirsin ki arslanlar, yük hayvanı değildir.

Ona yük taşıttırmak, zulüm değil, ya nedir?)

 

Bu çok doğru cevâbı, kadından işitince,

Ağlayıp, çok istiğfâr eyledim gündüz gece.

 

 

O günden sonra, bana, sorsalar: "Kimdir hocan?"

O kadının sözünü hâtırlarım o zaman.)

 

Eski bir talebesi vardı ki onun yine,

Evde hizmet ederdi, devamlı kendisine.

 

Hergün görmüş olduğu işbu talebesini,

Yine her çağırışta, soruyordu ismini.

 

Bir gün yine sorunca, arzetti ki: (Efendim!

Yirmi yıldır, bu evde hep hizmet etmekteyim.

 

Bunca yıl, yanınızda devamlı kaldım da hep,

Yine de sorarsınız ismimi, neden acep?)

 

Buyurdu: (Kaplayınca beni Allah sevgisi,

Hâtırımdan silinip gider O’ndan gayrisi.

 

Senin dahî ismini unuturum o sıra.

Bu, elimde değildir, yavrum bakma kusûra!)

 

Talebe, bu cevâba hayret etti ve şaştı.

Ona olan sevgisi, daha da fazlalaştı.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan