ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ANNESİNE HİZMETİ

 

Henüz yaşı küçükken bu evliyâ kişinin,

Mektebe verdi onu, annesi "ilim" için.

 

Bir gün, normal vaktinden erken döndü evine.

Annesi, sebebini sorunca kendisine,

 

Dedi ki: (Anneciğim, bugün bir şey öğrendim.

Duânı almak için, erkenden eve geldim.

 

Hak teâlâ, Kur'ânda buyuruyor ki bize:

"İtâat eyleyiniz bana ve annenize."

 

İşte ey anneciğim, benim için duâ et.

Sana hizmet edeyim, Rabbime de ibâdet.)

 

Annesi el kaldırıp, duâ etti oğluna.

Yükselmenin yolları, açıldı artık ona.

 

Karlı ve dondurucu soğuk bir kış gecesi,

Yatağından seslenip, “Su” istedi annesi.

 

"Peki anne!" diyerek, testiye koştu, fakat,

Gördü ki, hiç içinde su kalmamış o sâat.

 

Kar, soğuk dinlemeyip, dışarı çıktı hemen.

Doldurdu testisini ilerdeki çeşmeden.

 

Lâkin o, su alıp da döndüğünde evine,

Gördü ki, vâlidesi uykuya dalmış yine.

 

Onu uyandırmaya, gönlü râzı gelmedi.

Buzla kaplı testiyle, baş ucunda bekledi.

 

Biraz sonra annesi, uyanınca yatakta,

Gördü ki, testi elde, oğlu bekler ayakta.

 

Dedi ki: (Ey evlâdım, niçin oturmuyorsun?

Ve niçin testi elde, ayakta bekliyorsun?)

 

O şiddetli soğuğun ve karın tesiriyle,

Oğlunun parmakları, yapışmıştı testiye.

 

Dedi ki: (Anneciğim, beklerim ki böyle ben,

Hemen verebileyim suyu geciktirmeden.)

 

O anda, yaşla doldu gözleri annesinin.

Ve açtı ellerini, oğluna duâ için.

 

Dedi ki: (Ben oğlumdan râzıyım yâ ilâhî!

İhsân edip râzı ol kendisinden sen dahî.)

 

Annesinin yaptığı bu hayır duâ ile,

Yüksek derecelere erişti tamâmiyle.

 

Bir kimse var idi ki, imtihân etmek için,

Ziyâretine geldi bu “Evliyâ kişi”nin.

 

Düşündü ki: "Bana bir kerâmet gösterirse,

O zaman anlarım ki, evliyâdır bu kimse."

 

Onun bu niyetini anladıysa da bu zât,

Hiç bir şey söylemedi kendisine o sâat.

 

Lâkin ona, giderken "Kilim" etti hediye.

Ayrıca tembîh etti: "Kaybetme bunu" diye.

 

Ayrılıp, o kilimle hacca gitti o zât da.

Lâkin onu, bir ara kaybetti “Arafât”tâ.

 

Çok aradı ise de, rastlamadı izine.

Dönüşte, bu “Velî”yi ziyâret etti yine.

 

Baktı, kilim duruyor önünde o büyüğün.

Talebesi olmakla şereflendi aynı gün.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan