ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - BÂYEZİD-İ BİSTÂMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

TAMAMDIR SENİN İŞİN

 

Îrân'da, "Bistâm" adlı bir yerde doğan bu zât,

Yetmişbir yaşlarında, eyledi Hakk’a vuslat.

 

Annesi anlatır ki: (Ben ona hâmileyken,

Şüpheli bir lokmayı, yiyemezdim katiyyen.

 

Yiyecek olsa idim, şüpheli lokma biraz,

 

O, karnımda vurarak, ederdi beni îkâz.

 

Yâni karnımda iken, gösterirdi kerâmet.

Derdim ki: "Bu, ilerde, büyük zât olur elbet."

 

O, “Câfer-i Sâdık”tan, kırk yıl sonra doğmuştu.

Ve "Üveysî" olarak, talebesi olmuştu.

 

Yâni onu görmeden, etti ona intisâb.

Ve rûhâniyetinden, olmuştu çok feyizyâb.

 

O velînin kalbinde bulunan feyiz, nûrlar,

Hazreti Bâyezid”in kalbini doldurdular.

 

Resûlullah'tan gelen bu nûrları, o yine,

Yansıttı “Ebül Hasen Harkânî”nin kalbine.

 

Öyle çok dalmıştı ki, o ilâhî bir aşka,

Her şeyi unutmuştu, Hak teâlâdan başka.

 

Tam yüzonüç âlimden, ilim ve feyz almıştır.

Tasavvufta, çok yüksek bir makâma varmıştır.

 

Allahü teâlâdan, çok titrer ve korkardı.

İbâdet yaparken de, bu korku onda vardı.

 

Hattâ o, ibâdeti yapardı ki bir tarzda,

Göğsünün kemikleri gıcırdardı namâzda.

 

Bu da, çok korkmasının bir işâreti idi.

Yanında olanlar da, bu sesi işitirdi.

 

Hocalarına karşı, beslerdi çok muhabbet.

Yine onlara karşı, edebi çoktu gâyet.

 

Onlardan birisine, duyduğu bu edebten,

Vasiyyet eylemişti, henüz vefât etmeden.

 

Ve şöyle demişti ki: (Öldüğümde ben yarın,

Yanına defnediniz, beni bu üstâdımın.

 

Lâkin derin kazın ki kabrimi benim hattâ,

Vücûdum, onunkinden bulunsun daha altta.)

 

Çocukken, bir câminin önünde oynar iken,

Onu, “Şakîk-i Belhî” gördü ve durdu birden.

 

Kalp gözü ile bakıp, dedi ki: (Bu yavrucak,

Zamanının en büyük evliyâsı olacak.)

 

Hocalarından biri, “hazreti Bistâmî”ye,

Emretti: (Şu raftaki kitâbı getir!) diye.

 

"Peki" dedi ise de, tereddüt etti biraz.

Sonra, "Hangi raftaki?" diyerek eyledi arz.

 

O dedi: (Senelerdir dersime geliyorsun.

Başının üstündeki rafı bilmiyor musun?)

 

Dedi: (Dinlemek için dikkatle dersinizi,

Başka şey görmüyorum, affedin bendinizi.

 

Sizin huzûrunuzda, bakmıyorum etrâfa.

Ki, muttali olayım, üstümdeki bu rafa.)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, tamamdır senin işin.

Bistâm'a avdet eyle, kulları irşâd için.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan