ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - İMÂM-I SÜYÛTÎ (Rahmetullahi Aleyh)

YUM GÖZLERİNİ

 

Yedi sekiz yaşına gelmeden daha önce,

O, Kur'ân-ı kerîmi, ezberledi güzelce.

 

İslâm ilimlerinin hepsinde tam yetişti.

En son, "Şeyh-ül islâmlık" makâmına erişti.

 

Pek çok kerâmetleri görülmüştü hayatta.

Gizlemeye çalışır, belli etmezdi hattâ.

 

Hizmetinde bulunan talebesi şöyle der:

Bir zaman, hocam ile bulunmuştum berâber.

 

Bana, öğleden önce buyurdu ki: (Evlâdım!

İkindiyi, Mekke'de kılmayı arzuladım.

 

Haydi kalk, senin ile gidelim Beytullah'a.

Lâkin senden başkası, bilmesin bunu daha.)

 

O anda Mısır'daydık, dedi: (Yum gözlerini!)

(Peki) deyip, hocamın, îfâ ettim emrini.

 

El ele tutuşarak, yürüdük bir kaç adım.

(Gözlerini aç!) dedi, açınca afalladım.

 

 

Zîrâ baktım, hocamla birlikte Mekke'deyiz.

"Muallâ kapısı" nın önünde bir yerdeyiz.

 

Sahâbe-i kirâmın gezdik kabirlerini.

Ve ziyâret eyledik, Mekke'nin heryerini.

 

Ve Mescid-i haram'a yürüdük berâberce.

"Kâbe-i şerîf"i de tavâf ettik böylece.

 

Zemzem suyundan içip, yedik hurmalarından.

Ben, hiç ayrılmıyordum üstâdımın yanından.

 

Hak teâlâ vermiştir onlara böyle bir kuvvet.

Yaşadım bizâtihi, ettim gıbta ve hayret.

 

Tekrar tavâf eyledik, doyduk "zemzem suyu"na.

Sonra, mübârek hocam buyurdular ki bana:

 

(İstiyorsan, Mısır'a, benim ile gel tekrar.

İstersen kal burada, hac mevsimine kadar.)

 

Dedim ki: (Sizin ile, gelmek arzu ederim.

Efendim, sizden ayrı ben burada n'ederim?)

 

Buyurdu: (Öyle ise, yum tekrar gözlerini!)

(Peki Efendim) deyip, yaptım yine emrini.

 

(Gözlerini aç!) dedi, açtım ki ,Mısır'dayız.

Tam da ayrıldığımız yolun orasındayız.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!

Sakın Allah'a karşı eyleme günâh, isyân.

 

Zîrâ her işimizi, kaydediyor melekler.

Ölünce, önümüze konacak birer birer.

 

Resûlullah buyurdu: “Şudur ki iyi insan,

Vaktinin kıymetini, iyi bilir her zaman”.

 

Boş ve mâlâya’nîyle geçer ise zamanlar,

Amel defterinde de, “Boş” geçer o sayfalar.

 

Bu boş sahîfeleri, onlar, defterlerinde,

Görünce, çok üzülüp kahrolurlar o günde.

 

Derler: "Keşke dünyâ'da, hiç boş oturmasaydık.

Ya dîne, ya dünyâ'ya yarar bir iş yapsaydık.”

 

Hele defterlerinde görünce “Günâh, isyân”,

İşbu pişmânlıkları, kat kat olur o zaman.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan