ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - İBRÂHİM BİN USAYFİR (Rahmetullahi Aleyh)

EDEN BULUR

 

Büyük evliyâdandı, bu zât kendi devrinde.

Çok kerâmet gösterdi çocukluk döneminde.

 

"Allah korkusu" ile, hiç günâh işlemezdi.

Vahşî hayvanlar bile, ona zarar vermezdi.

 

Mûsâ” adlı bir dostu, bir gün çıktı sefere.

Döndüğünde, “Gülsuyu” gönderdi bu velîye.

 

“İbrâhim bin Usayfir”, alıp bu hediyeyi,

Onun çocuklarına, gönderdi şu haberi.

 

(O gelen gül suyunu, çok iyi saklayınız.

Gün gelir lâzım olur, fazla kullanmayınız.)

 

Bir gün sonra, Mûsâ'nın, geldi ölüm haberi.

O suyu, kefenine serptiler vârisleri.

 

Halk içinde, pek fazla sevilmesine rağmen,

Biri vardı o yerde, ona eziyet eden.

 

Bir gün, o adam için, (Eden bulur) buyurdu.

O esnâda o kişi, bir yolda yürüyordu.

 

Birdenbire düştü ve kalkamadı o yerden.

Vücûdu siyâhlaştı ve öldü çok geçmeden.

 

Bir gün de, akşam vakti, rastladı sakalara.

Buyurdu: (O suları, boşaltın şuralara.)

 

Suları, medresenin etrâfında bulunan,

Kazılmış hendeklere döktürdü tulumlardan.

 

Çok kimseler, bu hâle, bir mânâ veremedi.

Gece "yangın" çıkınca, anlaşıldı hikmeti.

 

Su dökülen yerleri, ateş geçemeyince,

O medrese, yanmaktan kurtulmuştu böylece.

 

Denizde kayığa ve vapura hiç binmezdi.

Zîrâ o, hiç onlara ihtiyâç hissetmezdi.

 

Biri de "Süt" getirip, ikrâm etti bir ara.

İçmeyip, o kâseyi çaldı karşı duvara.

 

Kap kırılıp, içinden çıktı “Ölü bir yılan”.

Buyurdu: (Hak teâlâ, korudu bizi bundan.)

 

Vâli, niyet etseydi çıkmak için sefere,

Gelir, ona danışır, giderdi ona göre.

 

Güler yüz, tatlı dil”i, prensip edinmişti.

Ömrünü, ibâdet ve hizmetle geçirmişti.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu: (Ey cemâat!

Bu gün, "Sevmek" hakkında edeceğim nasîhat.

 

Sevmek demek, "İtâat etmek" tir sevdiğine.

Yâni "Peki demek"tir, onun her bir emrine.

 

Allahü teâlâ”yı severse eğer bir zât,

Onun emirlerine, eder mutlak itâat.

 

Farzları edâ edip, kaçınır her günâhtan.

Bir haram karşısında, hayâ eder Allah'tan.

 

Yine “Resûlullah”ı, severse biri eğer,

Onun emirlerine, mutlak itâat eder.

 

Yâni her sünnetine, sarılır seve seve.

Utanır, hayâ eder, bir mekruh işlemeye.

 

Biri de “Hocası”na ederse çok muhabbet,

Onun her bir sözüne, mutî olur o elbet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan