ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - MUHAMMED ŞÜREYMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

SEVDİĞİNE KAVUŞMAK

 

Dokuzuncu asırda yetişen evliyâdan,

Biri dahî, "Muhammed Şüreymî" dir o zaman.

 

Bu zât, talebesine der idi ki her derste:

(Hâtırlayın Allah'ı, her an ve her nefeste.

 

Eğer unutmazsanız Rabbinizi hiç bir an,

Kurtarır O da sizi, cümle sıkıntılardan.)

 

Bir gün, biri gelerek bu velînin yanına,

Dedi ki: (Bir derdim var, yardım et lütfen bana.)

 

Derdiyse, "bir kadınla evlenmek" istiyordu.

Kadın ise, aksine, bunu istemiyordu.

 

Gösterip bir odayı, ona o mübârek zât,

Buyurdu ki: (Şuraya, gir ve kapıyı kapat.

 

O kadının ismini, söyle devam üzere.

Murâdın, tez zamanda hâsıl olur bu kere.)

 

O kimse "Peki" deyip, odaya girdi nâçâr.

O kadının ismini, söyledi tekrar tekrar.

 

Öyle ki, yemek dahî yemeden, gündüz gece,

O kadının ismini söylüyordu sâdece.

 

Bir kaç gün geçmişti ki hâdise üzerinden,

O kadın, bir gün gelip, kapıyı çaldı birden.

 

Açmadan sordu o da: (Siz kimsiniz?) diyerek.

Kadın, kapı dışından seslendi sevinerek.

 

Dedi ki: (Ben, falanca kadınım, beni dinle.

Bil ki ben, evlenmeye râzı oldum seninle.)

 

O anda, o kimseye, erişti bir hidâyet.

Kadınla görüşmeyip, teklîfini etti red.

 

Düşündü ki: “Bir kişi, severse birisini,

Mâdem ki kavuşuyor, çok söylerse ismini,

 

Öyleyse, insanlarla uğraşmaya ne gerek.

Rabbime kavuşurum, ismini söyliyerek.”

 

O günden îtibâren, o kişi, gündüz gece,

"Allah'ın zikri" ile meşgûl oldu böylece.

 

Beş gün geçmiş idi ki, görüldü tesirleri.

Kalp gözü açılarak, oldu kâmil bir "Velî".

 

O, bir gün buyurdu ki: (Mü'mini çekiştirmek,

Allah'ın men ettiği bir iş ki, fecîdir pek.

 

Halbuki o büyükler, yazmış ki kitaplarda:

“Bir mü'minin ismini, görsen eğer duvarda,

 

O mü'minin ismine, saygı hürmet yönünden,

Önünü ilikleyip, geç o duvar önünden.

 

Neden? Çünkü orada, Allah'a îmân etmiş,

Bir mü'minin ismi var, işte budur asıl iş.”

 

İki kul arasında, dargınlık varsa eğer,

Bunlardan bir tânesi, mahşerde azap çeker.

 

Çünkü o ikisinden, "Haksız"dır biri mutlak.

Doğru iki olamaz, hak, bir olur muhakkak.

 

Ateş” deyip geçmeyin, düşünün üzerinde.

Tutun parmağınızı, bir kibrit alevinde.

 

O zaman anlarsınız, ateş ve yanmak nedir?

Zîrâ buyuruldu ki: "Haram, ateş gibidir")

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan