ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - EBÜL FETH-İ VÂSITÎ (Rahmetullahi Aleyh)

HATÎBİN PİŞMÂNLIĞI

 

Ebül Feth-i Vâsıtî”, Hakk’ın bir velîsiydi.

“Ahmed-i Rıfâî”nin, seçkin talebesiydi.

 

Rıfâî hazretleri, onu, İskenderiye,

Şehrine göndermişti, "Feyiz, nûr saçsın" diye.

 

O da, sohbetleriyle, sayısız insanları,

Hidâyete getirip, irşâd etti onları.

 

Lâkin bâzı kişiler, onu anlamadılar.

"İmtihân etmek için" bir yere toplandılar.

 

O ise, çok kuvvetli delîller getirerek,

Onların herbirini, iknâ etti tek be tek.

 

Böylece o kişiler, hep insâfa geldiler.

Ve “Feth-i Vâsıtî”den çok özür dilediler.

 

Îtirâz edenlerden, şu idi ki biri de,

Hatiplik yapıyordu, Attârîn câmiinde.

 

Bir Cumâ günü idi, minbere çıktığında,

Abdestsiz” olduğunu hâtırladı o anda.

 

Çok müşkil bir duruma düşmüş idi o gâyet.

Ve ne yapacağını şaşırıp, etti hayret.

 

Lâkin bu “büyük Velî”, hatîbin durumunu,

Anlayıp, ona doğru uzattı bir kolunu.

 

Cübbesinin yenini, bir “Sokak" gibi aynen,

Göstererek, Hatîbi kurtardı o zor halden.

 

Hatip baktı, bir “Sokak", yürüdü ileriye.

Abdestini alarak, tekrar geldi geriye.

 

Hatip, bu kerâmetle, abdestini almıştı.

Cemâatinse bundan, haberi olmamıştı.

 

Hatip, kendi kendine düşündü ki o sâat:

"Ebül Feth-i Vâsıtî, demek ki velî bir zât.

 

Zîrâ o, evliyâdan bir kişi olmasaydı,

Abdestsiz olduğumu, elbet anlıyamazdı.

 

Sonra ben, minberimde otururken, âniden,

Bana abdest aldırdı, hiç çıkmadan câmiden".

 

Cemâat da, bu işin farkına varmadılar.

Ve çok kısa bir zaman içinde oldu bunlar.

 

O, böyle düşünerek, insâf etti nihâyet.

Ve “Feth-i Vâsıtî”ye besledi çok muhabbet.

 

Giderek af diledi, o islâm büyüğünden.

Talebesi olmakla, şereflendi o günden.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!

Ölüm”e hazırlan ki, kalmadı fazla zaman.

 

Kul, Rabbe yaklaştıkça, yükselir derecesi.

Sahâbe-i kirâmın, yükseldi böyle hepsi.

 

Onlar, “Yok” olmuşlardı Allah ve Peygamberde.

Bu yüzden yükseldiler, sonsuz derecelerde.

 

"Yok olma"nın bir yolu, "Peki" demektir hemen.

Allah adamlarına, mahvolur "Hayır" diyen.

 

"Kibirli"yi, ne Allah ve ne de kullar sever.

Tevâzû sâhipleri, bilâkis sevilirler.

 

Bir mü'mini görünce, şöyle düşünmeli ki:

“Bunun duâsı ile, kurtulurum ben belki”.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan