|
05
- KUREŞÎ HAZRETLERİ
(Rahmetullahi Aleyh)
HÂLİS NİYET
“Hazreti Kureşî”
ki, evliyâ-yı kirâmdan.
Şiddetle kaçıyordu, her
günâh ve haramdan.
Zarîf ve güzel olup,
ilim, edeb ehliydi.
"Evliyâ”dan
olduğu, her hâlinden
belliydi.
Herkes hayrân kalırdı,
hikmetli sözlerine.
Hikmetler akıtırdı,
insanların gönlüne.
"Cüzzâm"
hastalığına yakalandı
sonradan.
Kurtulmak, çâresizdi
lâkin bu hastalıktan.
Talebesinden biri,
çıkarken evden bir gün,
Hanımına sordu ki:
(Var mı bir istediğin?)
Dedi ki: (Benim yoktur,
kıza da sor istersen.)
O da sordu:
(Ey kızım, bir arzun var
mı benden?)
Kız dedi: (Babacığım,
bir isteğim var, lâkin,
Bilmem gücün yeter mi,
bu işi yapmak için?)
Dedi:
(Ey kızcağızım, bin
altın olsa bile,
Yerine getiririm,
Allah'ın izni ile.)
Kız dedi: (Babacığım,
mâdem ki söz verdiniz,
Hazreti Kureşî'yle beni
evlendiriniz.)
Kızın bu teklîfine, çok
şaşırdı pederi.
Zîrâ, "Cüzzâm"lı
idi, Kureşî hazretleri.
Ve lâkin söz vermişti
kızına, "Peki"
diye.
Geldi bu maksat ile,
“hazreti Kureşî”ye.
Kızının isteğini, arz
etti ona hemen.
“Kureşî hazretleri”, "Olur!"
dedi cevâben.
Sünnete uyularak, hemen
nikâh kıydılar.
Sonra da düğün için,
kızı hazırladılar.
“Kureşî”
hazretleri, o gün bir
banyo aldı.
Vücûdunda, cüzzâm'dan,
iz ve eser kalmadı.
"Yakışıklı" bir
hâle gelmiş idi tamâmen.
Gelinin odasına, geldi
ve girdi hemen.
Kız onu tanımayıp,
örtündü aceleyle.
Buyurdu:
(Ben zevcinim, örtünme,
rahat eyle.)
Şaşırıp, Kureşî'ye, etti
ki o kız suâl:
(Efendim anlamadım,
acabâ nedir bu hâl?)
Buyurdu: (Bu cüzzâmlı
hâlimi bile bile,
"Allah rızâsı"
için, evlendin benim
ile,
Bu "Hâlis niyeti”nin
mükâfâtı olarak,
Rabbimiz, ne nîmetler
ihsân etti bize bak.
Seninle olduğumda, hep
böyle kalacağım.
Başkaları yanında, "Cüzzâmlı"
olacağım.
Velâkin bu durumu,
sâdece sen bilesin.
Ben ölünceye kadar,
kimseye demiyesin.)
Bir gün sevdiklerine,
buyurdu: (Ey cemâat!
Gaflete gelmeyin ki,
çabuk biter bu hayât.
İnsanların hâline bakıp
üzülüyorum.
"Yâ Rabbî, bu insanlar
nasıl yanar?"
diyorum.
Çok dehşetli günler var,
hepimizin önünde.
Rezîl rüsvay olmak var,
yarın hesap gününde.
Bu çetin geçitlerden,
kurtulmadıkça insan,
Neş’elenebilir mi,
dünyâ'da kısa bir an?) |