ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MUHAMMED BİN HAFÎF (Rahmetullahi Aleyh)

HÜSN-İ ZAN

 

İki mü'min arkadaş vardı ki bir devirde,

Ziyâret ederlerdi, evliyâyı her yerde.

 

İbni Hafîf”in dahî, evliyâ olduğunu,

Öğrenip, dediler ki: “Görelim gidip onu”.

 

Uzun yollar kat'edip, vardılar hânesine.

Ve kapıda sordular, onu hizmetçisine.

 

Hizmetçisi dedi ki: (Yoktur, biraz bekleyin.

Sultânın sarayına gitmiştir, bir iş için.)

 

Dediler: (Sübhânallah, bir yanlışlık var bunda.

"Velî"nin, ne işi var sultânın sarayında?

 

Boşa zahmet çekmişiz, görmek için bu zâtı.

Gelmişken dolaşalım, bâri çarşı pazarı.)

 

Dolaşırken, ilerde bir “Terzi”ye girdiler.

Terzinin de, "makası çalınmış” o gün meğer.

 

Terzi, o kimselerden biraz şüphelenerek,

(Makası siz çaldınız!) diye feryât ederek,

 

"Hırsızlık" suçu ile, ithâm etti onları.

Ve tutup, zâbıtaya teslîm etti bunları.

 

Bunları yakalıyan görevli zâbıtalar,

Hemence “Hırsız” diye, sultâna çıkardılar.

 

Sultân dahî düşünüp, verdi hemen emrini:

Dedi ki: (Hapse atıp, bağlayın ellerini.)

 

Sultân, bu tâlîmâtı verirken memurlara,

“Muhammed bin Hafîf” de, yanındaydı o ara.

 

Sultâna buyurdu ki: (Yanlış bu kararınız.

Bunlar hırsız değildir, iyi araştırınız.)

 

Sultân, “İbni Hafîf”i, pek fazla seviyordu.

Ve onun sözlerine, çok kıymet veriyordu.

 

Onun sözü üstüne, değiştirdi emrini.

Memurları çağırıp, çözdürdü ellerini.

 

“İbni Hafîf”, onlara buyurdu ki o zaman:

(Hüsn-i zan etmelidir, her kişiye müslümân.

 

Biz, aslâ dünyâ için gitmeyiz sultânlara.

Lâkin bu işler için, gideriz ara ara.)

 

Evliyânın her işi, muhakkak hikmetlidir.

Bize düşen, onlara, hep “Hüsn-i zan” etmektir.

 

Bir gün de buyurdu ki: (İlâhî nûr ve feyze,

Mâni ve engel olan, "Nefis"tir önce bize.

 

İnsanın kendisidir, kendine asıl düşmân.

Düşmânı, dışarıda aramayın siz şu an.

 

"Ben haklıyım" demeye başladı mı bir kimse,

Tâbi olmuş demektir, can düşmânı bu nefse.

 

"Filân, kötü adamdır" dediği anda kişi,

Nefsin pençesindedir, bitmiştir onun işi.

 

Başkasını suçlamak, suçların büyüğüdür.

Böyle olan, nefsine esirdir, değildir hür.

 

Kendini, başkasından, daha kâbiliyetli,

Göreceğine, insan, “Kör” olsa daha iyi.

 

İnsanın zînetidir, edeb, hayâ, tevâzû.

Zîrâ yüksek yerlerden, aşağıya akar su.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan