ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ (Rahmetullahi Aleyh)

TEŞEKKÜR HEYETİYİZ

 

Ömer bin Abdülazîz”, halîfe olduğunda,

Yayıldı huzur, refah, ülkenin her yanında.

 

Bir gün de, huzuruna, heyet geldi bir yerden.

Onları kabûl edip, içeri aldı hemen.

 

Heyette, genç ihtiyâr kimseler vardı, ama,

Evvelâ genç birisi, başladı konuşmaya.

 

Ömer bin Abdülazîz, o genci etti îkâz.

Dedi: “Yaşlılar varken, sen konuşma, dur biraz”.

 

Lâkin genç fütursuzdu, yâni kendinden emîn.

Korkmadan cevap verdi: “Yâ emîrel mü’minîn!

 

İş, yaşa göre midir, niçin öyle diyorsun?

Senden daha yaşlılar yok mudur sultân olsun?”

 

"Ömer bin Abdülazîz", aldığı bu cevâba,

Hayret edip, düşündü: “Bu, ne ister acabâ?”

 

Gencin konuşmasına, vererek hemen izin,

Dedi: “Konuş bakalım, nedir bizden isteğin?”

 

Arz etti ki: “Biz senden, bir şey istemiyoruz.

Çünkü bolluk içinde bir hayat sürüyoruz.

 

Lütuf ve ihsânınız, fazladır ki o kadar,

Bize de ulaşmıştır, edemez kimse inkâr.

 

Ayrıca, şunu dahî edeyim ki hemen arz,

Senden, bir endîşemiz, korkumuz yoktur biraz.

 

Sebebine gelince, yâ emîrel mü’minîn!

Adâletin, bizleri korkudan kıldı  emîn”.

 

Ömer bin Abdülazîz bunları dinleyince,

Peki, niçin geldiniz?” diye sordu hemence.

 

Genç dedi: “Efendim biz, teşekkür heyetiyiz.

Bir teşekkür ederek, geriye döneceğiz”.

 

Bir gün de, âlimlerden birisinin yanına,

Gidip, ricâ etti ki: “Nasîhat eyle bana.”

 

O dahî buyurdu ki: “Ey halîfe, sen bugün,

Bir islâm âlemine, halîfesin topyekün.

 

Lâkin senden önceki gelen o halîfeler,

Öldü ve âhiret'e gittiler birer birer.

 

Hiç şüphen olmasın ki, yakın bir gelecekte,

Sen dahî, onlar gibi öleceksin elbette”.

 

Ömer bin Abdülazîz, duygulandı begâyet.

Ağlayıp, buyurdu ki: “Nasîhate devam et”.

 

Buyurdu ki: "Hazreti Âdemden îtibâren,

Bilcümle dedelerin, hep öldüler tamâmen.

 

Bir zamanlar, onlar da yaşıyorlardı, fakat,

Şu anda hiçbiri yok, ettiler hepsi vefât.

 

İyi bil ki sen dahî, onlar gibi elbette,

Çok yakında ölür ve olursun âhiret'te”

 

Daha duygulandırdı Halîfeyi bu kelâm.

Daha çok ağlıyarak, dedi ki: “Eyle devam”.

 

Buyurdu: "Ey halîfe, iyi bil ki bu dünyâ,

Fânîdir, çabuk geçer, sanki hayâl ve rüyâ.

 

"Âhiret" öyle değil, ebedîdir o âlem.

Orada iki yer var,  Cennet ile Cehennem.

 

Dünyâ fânî ise de, bir “İmtihân yeri”dir.

İmtihânı kazanan, Cennete gidebilir."

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan