|
62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ
(Rahmetullahi Aleyh)
ONLAR BÖYLEYDİ
“Ömer bin
Abdülazîz”,
halîfeyken ilk daha,
Mektup yazdı,
sevdiği Sâlim bin Abdullaha.
Dedi ki: “Ey
kardeşim, emîr oldum millete.
Rabbimiz
yardım etsin bana bu vazîfede.
Senden ricâm
şudur ki, dedem "hazreti Ömer",
Hakkında,
tafsîlâtlı bilgiler bana gönder.
Ben de, onun
izinde yürümek istiyorum.
Kendime, onu
örnek almayı diliyorum”.
O âlim de
yazdı ki ona cevap olarak:
“Yardımcı
olsun sana, bu işte cenâb-ı Hak.
Deden "hazreti
Ömer", halîfe olunca ilk,
Maaş tâyin
ettiler kendine hemencecik.
Hazreti Ebû
Bekr’in aldığı maaş kadar,
Ona dahî
verdiler bir para, aynı miktar.
Lâkin bâzan
düşerdi maddî bir sıkıntıya.
Eshap çâre
aradı toplanıp bu mevzûya.
Dediler: “Arz
etsek de, bu husûsu Ömere,
Maaşını, bir
miktar arttırsak hâle göre”.
Hazreti Alî
ile, bir de hazreti Zübeyr,
Bu hâli, arz
etmeye giderlerken, bu sefer,
Yolda hazreti
Osman, durdurdu gidenleri.
Dedi:
“Bilmez misiniz siz acabâ Ömeri?
Zannetmem ki
yanaşsın sizin teklîfinize.
Belki de
celâllenip, kızacak şimdi size.
Bunu, kızı
Hafsa’ya söyletirseniz eğer,
Onun hatırı
için, inşallah kabûl eder”.
Gelip îzâh
ettiler Hafsa’ya önce bunu.
Dediler ki:
“Söyleme, bizlerden duyduğunu.”
Kızı hazreti
Hafsa, gelerek pederine,
Arz etti
çekinerek bunu kendilerine.
Lâkin hazreti
Ömer, bir anda celâllendi.
Buyurdu ki:
“Buraya seni kimler gönderdi?
Ey kızım,
söyle bana adı için Allahın,
Kaç tâne
elbisesi vardı Resûlullahın?”
Dedi ki:
“Babacığım, Allah için diyorum.
İki kat
elbisesi var idi, biliyorum.
Onlarla
karşılardı, yabancı elçileri.
Ve onlarla
okurdu Cumâda hutbeleri."
Buyurdu ki:
“Ey kızım, doğru dedin, ne iyi.
Peki, neydi
Resûl’ün en kıymetli yemeği?
Dedi:
"Umûmiyetle arpa ekmeği yerdik.
Başkalarına
dahî, onu ikrâm ederdik”.
Sordu yine:
“Ey kızım, Allahın Resûlünün,
En geniş ve
en rahat yaygısı neydi ogün?”
Dedi: “Kaba
kumaştan, var idi bir sergimiz.
Yazın, dört
kat edince, olurdu minderimiz.
Kışın da,
yarısını altımıza yayardık.
Diğer
yarısını da, gece yorgan yapardık”.
Buyurdu ki:
“Ey kızım, onlara git de söyle.
Seni
göndermesinler bir daha bana böyle.
Dünyâ'da
yaşayışı böyleyken Peygamberin,
Yakışır mı,
hayâtı başka olsun Ömerin?
Ey kızım,
Peygambere uymazsa baban eğer,
Yarın, Onun
yüzüne nasıl bakar bu Ömer?”
|