|
62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ
(Rahmetullahi Aleyh)
CİHÂNIN GÜNEŞİ BATTI
“Ömer bin
Abdülazîz”, ölüm hastalığında,
Bir tabip
çağırdılar, gelip durdu yanında.
Bakıp sonra
dedi ki: (Çok zehir içmiş bu zât.
Hayâtı
husûsunda, veremem bir te'mînât.)
Ağlamaya
başladı ölüm hastalığında.
Yakın
akrabâları bulunurdu yanında.
Dediler: (Ey
halîfe, ne için ağlıyorsun?
Bir mücâhid
olarak, Rabbine varıyorsun.
Allahın
yardımıyle, ihyâ ettin sünneti.
Ve ortadan
kaldırdın dindeki her bid’ati.)
Buyurdu:
(Çıkacağım Rabbimin huzûruna.
Bu milletin
hesâbı, sorulacak hep bana.
Bu hesâbın
altından kalkabilecek miyim?
Ben bunu
düşünerek, ağlayıp yaş dökerim.)
(Beni
oturtun) dedi sonra ordakilere.
Ve yüksek bir
ses ile, şöyle dedi bu kere:
(Hakîkî mâbud,
ancak Allahü teâlâ'dır.
İbâdet
olunmaya, sırf Onun hakkı vardır.)
Daha sonra,
başını çevirdi gök yüzüne.
Ve sevinç
gözyaşları, doldu iki gözüne.
Dedi:
(Öyle kişiler görürüm ki ben şu an,
O gördüğüm
kimseler, ne cindir, ne de insan.)
Kelime-i
şehâdet getirip hem o saat,
Rûhunu teslim
edip, eyledi Hakka vuslat.
Vasiyyet
etmişti ki: (Ey Meymun ibni Mihrân!
Ben de vardım
halîfe Velîd’in öldüğü an.
Yüzünü açıp
baktım, siyâh idi bir nice.
Sen de, benim
yüzüme bak kabrime inince.)
"Ömer bin
Abdülazîz", vaktâ ki etti vefât.
Cenâze
namâzını, kıldı bütün cemâat.
Sonra,
cenâzesini indirdiler kabrine.
Vasiyyeti
üzere, baktılar cemâline.
Gördüler,
gençliğinden daha nûrlu ve parlak.
"Sevimli"
ve "güzel"di, gıbta etti cümle halk.
O vefât
ettiğinde, çok üzüldü her insan.
Gözyaşları
içinde, ağladı her müslümân.
Hattâ
cenâzesinin arkasından, bir "râhip",
Üzüntüyle
yürüyüp, ağlardı garip garip.
Dediler: (Bu
ölen zât, değildi dîninizden.
Sen niçin
ağlıyorsun bu gidenin izinden?)
Dedi ki:
(Yer yüzünde, bir tâne güneş vardı.
Şuna
ağlıyorum ki, o güneş şimdi battı.)
Bir çoban da
diyor ki: (Dağda, koyun güderken,
Bir kurt,
gelip saldırdı koyunlara âniden.
Düşündüm ki:
“Herhalde halîfe etti vefât.
Zîrâ o
hayattayken, olmazdı bu vukûat."
Sonradan
öğrendim ki, fazla zaman geçmeden:
"Ömer bir
Abdülazîz" vefât etmiş gerçekten.
|