ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ (Rahmetullahi Aleyh)

AFFETTİ KÖLESİNİ

 

Ömer bin Abdülazîz” zamanında, cümle halk,

Sulh ve sükûn içinde yaşadı tam olarak.

 

Lâkin çekemiyenler var idi kendisini.

Bu düşmanlar, çağırdı bir gün hizmetçisini.

 

Kandırdılar köleyi, tam “Bin altın” vererek.

Dediler: (Efendini öldür zehirliyerek.)

 

Halîfe, anlayınca zehiri içtiğini,

Çağırdı huzûruna, hemen hizmetçisini.

 

Dedi: (Hiçbir fenâlık yapmamışken ben sana,

Peki, bu ihâneti ne için yaptın bana?

 

Eğer ki doğrusunu söylersen sen bu işin,

Cezâ vermiyeceğim sana ben bunun için.)

 

Hizmetçi, yaptığına gâyet pişmân olarak,

Yalvarmaya başladı, yerlere kapanarak.

 

Dedi ki: (Ey halîfe, size düşman olanlar,

Bana, bin altın verip, bu işi yaptırdılar.)

 

Gönderdi "bin altın"ı devlet hazînesine.

Ve (Affettim) buyurdu sonra da kendisine.

 

Zehirin te'sîriyle, yatağa düştü hemen.

Ve kayın birâderi, geldi vefât etmeden.

 

Halîfenin üstünde, mevcut idi bir gömlek.

Ve kayın birâderi, o gömleği görerek,

 

Çağırdı yanlarına, hemen hemşîresini.

Dedi ki: (Halîfenin, yıka elbisesini.)

 

Bunu hâtırlattı ve sonra gitti evine.

Ertesi gün tekrardan, oraya geldi yine.

 

Gördü ki, yıkanmamış halîfenin gömleği.

Hemen hemşîresine sordu bu meseleyi.

 

Dedi ki: (O gömleği demiştim yıka diye.

Ve lâkin yıkanmamış görürüm, acep niye?)

 

Dedi: (Başka gömleği yoktur ki kendisinin,

Onu giysin üstüne, bunu yıkamak için.)

 

Hanımın bu cevâbı, çok hayret verdi ona.

Ağlayıp, gözyaşları aktı yanaklarına.

 

Halbuki teb'asından, yoktu hiç fakir biri.

Yüksekti her kişinin, hayat seviyeleri.

 

Onun dirâyetli ve güzel idâresiyle,

Zekât alacak fakir, yoktu bir kimse bile.

 

Hattâ yirmibeş sene müddetle, bu bir gerçek.

Bir fakir bulunmazdı, yine zekât verecek.

 

Öleceğine yakın, dediler: (Hazîneden,

Âilene birşeyler vasiyyet et ölmeden.)

 

Buyurdu ki: (Ya iyi, sâlih olur çocuklar,

Ya da, haram işliyen fâsık kimse olurlar.

 

Sâlih olurlar ise, lüzum yok aslâ mala.

Zîrâ yardımcı olur, onlara Hak teâlâ.

 

Yok eğer kötü insan, fâsık olacaklarsa,

Onların günâhına, yardımcı olmam aslâ.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan