ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ (Rahmetullahi Aleyh)

KABİR KONUŞUYOR

 

Ömer bin Abdülazîz”, bâzı sevdikleriyle,

Bir gün, bir cenâzeyi gitmişti defnetmeye.

 

Defin işi bitip de, herkes ayrıldığında,

O, birkaç kişi ile, durdu kabir yanında.

 

Dediler ki: (Efendim, siz ne için kaldınız?

Cenâze sizin değil, niçin ayrılmadınız?)

 

Buyurdu: (Kardeşlerim, tam gideceğim zaman,

Kabir, bana seslenip, şöyle dedi arkamdan:

 

“Yâ Ömer, sormuyorsun, ne yaptım dostlarına?

Diyeyim de, haber ver geri kalanlarına.

 

İlk önce, ben onların, yırttım kefenlerini.

Sonra da, parça parça yaptım bedenlerini.

 

Kan ve irinlerini içtim kabre inince.

Etlerini kemikten ayırdım ince ince".)

 

"Ömer bin Abdülazîz", söylerken bu sözleri,

Kederinden, yaş ile doluverdi gözleri.

 

Cemâat, kendisini dinliyordu öylece.

Dedi: (Kabir, sözüne devam etti şöylece:

 

“Nerede sizden önce dünyâ'da yaşıyanlar?

Nerede bu dünyâ'ya sımsıkı sarılanlar?

 

Hani, uzun emeller, hayâller kurmuşlardı.

Hiç ölmiyecek gibi, ona sarılmışlardı.

 

Ölümü düşünmeyip, durmadan mal yığdılar.

Ölenleri görüp de, hiç ibret almadılar.

 

Onların servetine, herkes gıbta ederdi.

"Biz dahî, onlar gibi zengin olsak" derlerdi.

 

Hani, şimdi ne oldu o servet ve mallara?

Bir anda ayrılarak, girdiler mezarlara.

 

Kara toprak altında, çürüyüp toz oldular.

Yedi bedenlerini haşereler ve kurtlar.)

 

"Ömer bin Abdülazîz", bu sözleri, kabirden,

Dinleyip, gözyaşları boşandı gözlerinden.

 

Kabir, devam ederek, seslendi ki: (Yâ Ömer!

Bir gün, bu kabristana yolun düşerse eğer,

 

Sor o zenginlere ki, ne kaldı o varlıktan?

Sor o fakirlere de, ne kaldı o darlıktan?

 

Ne oldu dilinize, niçin susuyorsunuz?

N'oldu gözlerinize, göremiyor musunuz?

 

Sor onlara, ne oldu o yumuşak tenleri?

Ne oldu dimdik duran kuvvetli bedenleri?

 

Bir çukurun kurtları, neler yaptı onlara?

Sor ki, yem mi oldular böceklerle kurtlara?

 

Halbuki bir vakitler, yaşıyordu herbiri.

Var idi herbirinin, güzel, şirin evleri.

 

Bu dünyâ'ya aldanıp, haramlara daldılar.

Âhiret'i unutup, hazırlık yapmadılar.

 

Fakat ölüm, onları, yakaladı bir anda.

Şimdi de yatıyorlar, hepsi mezarlarında.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan