|
62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ
(Rahmetullahi Aleyh)
SUSAN KURTULDU
Devrin
âlimlerinden "Mâlik bin Dînâr" vardı.
Bu evliyâ
hakkında, şöyle buyurmuşlardı:
"Ömer bin
Abdülazîz", halîfe olduğunda,
Bir çobana
rastladım sürüsünün yanında.
Hâlinden
gâyet memnun gibi görünüyordu.
(Gelen âdil
halîfe, acabâ kim?)
diyordu.
Dedim ki: (Bu
halîfe, çok âdildir hakîkat.
Sen böyle
olduğunu nereden bildin fakat?)
Dedi:
(Ne çok âdil ki bu gelen yeni sultân,
Hiçbir kurt,
kuzulara saldırmıyor bu zaman.)
Ömer bin
Abdülazîz, âlimlerle her gece,
Sık sık
sohbet ederdi oturup berâberce.
"Ölüm"
ve "âhiret"ten sıkça konuşurlardı.
Sonra çok
hüzünlenip hepsi ağlaşırlardı.
Allahü
teâlâ'nın emirlerini, halka,
Bildirmeyi,
kendine borç bilirdi mutlaka.
Kendi tam
yaptığından islâmın ahkâmını,
İbâdet ve
tâate sevkederdi halkını.
O devirde
insanlar, düştüler bu gayrete.
Herkes,
sarılıyordu ilim ve ibâdete.
İnsanlar, bir
araya geldiklerinde hattâ,
Sorarlardı:
(Bu gece, bulundun mu tâatta?)
Ve (Kur'ânı
kerîmden, kaç sahîfe okudun?)
(Kaç âyet
ezberledin?)
ve (Kaç
gün oruç tuttun?)
Herkes,
birbirlerine sorardı bu şeyleri.
Zîrâ yoktu
onların başka düşünceleri.
"Ömer bin
Abdülazîz", islâma girmiş olan,
Bid’atlerin
hepsini, kaldırdı hep ortadan.
Ve yine
unutulmuş sünnet varsa ne kadar,
Ortaya
çıkarmaya çalıştı yine tekrar.
Sahâbe
arasında olan savaşlar için,
Halkın
konuşmasına, vermezdi aslâ izin.
Derdi ki:
(O savaşlar, olmuştu içtihatla.
Kat'iyyen
olmamıştı düşmanlık ve inâtla.
Nasıl ki Hak
teâlâ, bizim ellerimizi,
O kanlara
girmekten korudu ise bizi,
Biz de,
lisânımızı tutup konuşmıyalım.
Böylece
dilimizi hiç karıştırmıyalım.)
"Ömer bin
abdülazîz", hazreti Evzâî’ye,
Mektup yazıp,
şunları etti ona tavsiye:
(Kim, ölümü
bir günde hâtırlarsa çok defâ,
O, az bir
dünyâlıkla edebilir iktifâ.
Konuştuğu her
sözden, hesap vereceğini,
Bilen de, az
konuşur, yâni tutar dilini.
Ancak lüzum
ettikçe konuşur, kelâm eder.
Zîrâ “Susan
kurtuldu” buyuruyor Peygamber.)
|