ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ (Rahmetullahi Aleyh)

ÇOK ÂDİL İDİ

 

Emevî halîfesi Mervân’ın torunudur.

Altıyüzyetmişdokuz senesinde doğmuştur.

 

Yediyüzonyedi’de halîfe oldu bizzât,

Milletin refâhına, hizmet etti her saat.

 

Adâletli idi ki her işte öylesine,

İkinci Ömer” demek, lâyıktı kendisine.

 

İnce ve nâzik yüzlü, zarîf, güzel sakallı,

Ve beyaz tenli olup, sevimliydi ve tatlı.

 

O, Malatya şehrini, o devirde rumlardan,

"Yüzbin esir" vererek, satın aldı onlardan.

 

O, hazreti Ömer’in oğlunun torunudur.

Zamanında insanlar, buldular rahat, huzur.

 

"Ömer ibnil Hattâb"ın torunu olması da,

Şu vak’a üzerine olmuştur esâsında.

 

Bir gün hazreti Ömer, gece, şehri gezerken,

Bâzı sesler işitti hânelerin birinden.

 

Bir kadın diyordu ki: (Kalk kızım, süte su kat.)

Lâkin kız, etmiyordu bu işe muvâfakat.

 

Diyordu: (Anneciğim, ne olur yapmıyalım.

Helâl kazancımıza, bir haram katmıyalım.

 

Hem halîfe, emretti geçen gün bu husûsu.

Dedi “Sakın sütlere ilâve etmeyin su”)

 

O böyle dediyse de, annesi etti ısrâr.

Dedi ki (Öyle ise, karıştır az bir miktar.

 

Meselâ hiç olmazsa ilâve et bir ölçek.

Gece vakti halîfe, bizi nerden görecek.)

 

Kız dedi: (Anneciğim, görmese de o bizi,

Hak teâlâ görüyor her bir amelimizi.

 

İçimizden geçeni bilmektedir O hattâ.

Kulluğa yakışır mı bulunmak bir günâhta?)

 

İşbu konuşmaları, hazreti Ömer dahî,

Evlerinin önünde işitti bizâtihi.

 

Kızın bu sözlerini, takdîr etti begâyet.

O hâneyi belleyip, evine etti avdet.

 

Hiç tereddüt etmeden, buyurdu ki oğluna:

(Bir sâliha kız buldum, alayım onu sana.)

 

Sabah gitti o eve, kapıyı çaldı hemen.

Kadın onu görünce, telâşlandı âniden.

 

Zîrâ kapıya gelen, “Emîr-ül mü’minîn”di.

Acabâ teşrîfinde, asıl sebep ne idi?

 

Buyurdu ki: (Ey hâtun Allahın emri ile,

Kızını, oğlum için geldim talep etmeye.)

 

Kadın çok memnun olup, kabûl etti gönülden.

Kız, hazreti Ömer’e gelin oldu o günden.

 

Hattâ “İkinci Ömer” denmekle meşhur olan,

"Ömer bin Abdülazîz", zuhûr etti bunlardan.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan