ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

61 - AHMED İBNİ HANBEL (Rahmetullahi Aleyh)

OLMAZ! OLMAZ!

 

“İbni Hanbel”, alırken en son nefeslerini,

“Olmaz! olmaz! diyerek, kovdu sanki birini.

 

Oğlu görüp dedi ki: (Ne oldu baba size?

Kime “Olmaz” dediniz, bu, merak verdi bize.)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, tehlike var şu zaman.

Çok kritik bir ânı yaşıyor şimdi baban.

 

Şeytân, geçmiş karşıma, bana der ki: “Ey Ahmed!

Gel, sen de hıristiyân dîni üzre vefât et.”

 

Ben, “Olmaz! olmaz!” dedim, o, kaçıp etti firâr.

Son nefeste, şeytândan çok büyük tehlike var.

 

En mühim hîlesini, o yapar böyle işte.

Aldananlar, mâzallah kalır sonsuz ateşte.)

 

"Şehâdet"i söyleyip, vefât etti nihâyet.

Bağdat halkı işitip, üzüldü buna gâyet.

 

Cenâze namâzını kılmak için, o zaman,

Geldiler gürûh gürûh, onbinlerce müslümân.

 

"Yüzbin"den fazla kişi, namâzını kıldılar.

Kuşlar, tabut üstünden geldiler kabre kadar.

 

Gayri müslimlerden de, gördü bunu çok insan.

Duygulanıp, bir çoğu o gün oldu müslümân.

 

Sevenlerinden biri, gördü onu rüyâda.

Cennette, salınarak yürüyordu orada.

 

Onu böyle görünce, o kimse şaşırdı pek.

Dedi ki: (Ey efendim, bu nasıl bir yürümek?)

 

Buyurdu: (Şu kullar ki, dîne hizmet verirler,

Cennette, işte böyle salınarak yürürler.)

 

Birisi sordu ona: (Tevekkül nedir?) diye.

Buyurdu: (Hiç güvenme Rabbimizden gayriye.

 

Rabbin ile arana, sokma başka kimseyi.

Terk eyle, insanlardan bir nesne istemeyi.

 

Sana her ne gelirse, "nîmet" veyâ "musîbet",

Hepsini Allahtan bil, Onundur güç ve kuvvet.

 

Sende hiç bulunmıyan, bâzı meziyyetleri,

Söyleyip, methederse eğer ki seni biri,

 

Unutma ki o kimse, sende hiç bulunmıyan,

Bâzı vasıflarla da, kötüler başka zaman.

 

"Kibir" olan bir başta, akıldan olmaz eser.

Ahmak dahî odur ki, övülmeyi pek sever.

 

Kim "Kusursuz arkadaş" ararsa kendisine,

Arkadaşsız kalır o, arasa da bin sene.)

 

Kendisine dedi ki, bir gün oğlu Abdullah:

(Zühd ile fütüvveti, lütfedin bize îzâh.)

 

Buyurdu: ("Zühd" odur ki, haram korkusu ile,

Terk etmektir, bilcümle mubâh şeyleri bile.

 

"Fütüvvet" de şudur ki, korktuğun bir şey için,

Sevdiğin pek çok şeyi, terk edebilmelisin.

 

Yâni yakmamak için, Cehennemde kendini,

Terk etmendir, nefsinin hevâ ve hevesini.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan