ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

59 - İMÂM-I ÂZAM EBÛ HANÎFE  (Rahmetullahi Aleyh)

DÜNYÂYI KALBİNE SOKMADI

 

"İmâm-ı âzam Ebû Hanîfe" hazretleri,

Ticâretle iştigâl eder idi ekseri.

 

Onun güzel ahlâkı ve kanâatkârlığı,

Her işinde, kendini gösterirdi devamlı.

 

"Zengin" olduğu gibi, “Cömert” idi be gâyet.

Ve aslâ emânete, hiç etmezdi hiyânet.

 

Çok dikkat eder idi, helâlden kazanmaya.

Haramın zerresinden, kaçardı çok uzağa.

 

Öyle “Allah korkusu” var idi ki içinde,

Her an, takvâ üzere olurdu her işinde.

 

Şüpheli olsa idi, az bir kısmı kârının,

Fukarâya verirdi, tamâmını o kârın.

 

Kendi talebesinin ihtiyâçlarını da,

Kendi te'mîn ederdi, giyim, kuşam ve gıdâ.

 

Ayrıca “Para” verip, derdi ki: (Bu nîmetler,

Benim değil, Rabbimden bende emânettirler.

 

Benim size verdiğim bu şeyler, Rabbimizin.

Benimle gönderdiği rızkınızdır hep sizin.)

 

Onlar, maddî bakımdan bir şey düşünmeyince,

İlme çalışırlardı, devamlı gündüz gece.

 

Çok olmasına rağmen malı, mülkü, serveti,

Onlara, zerre kadar yoktu bir muhabbeti.

 

Ders veriyor idi ki, bir gün talebesine,

Bir kimse, şu haberi getirdi kendisine:

 

(Efendim, sizin malı götüren gemi var ya,

Duyduk ki, fırtınadan batıp gitmiş deryâya.)

 

Bu haberi duyunca, başını öne eğdi.

Biraz durup, peşinden “Elhamdülillah” dedi.

 

Az sonra, aynı adam gelerek huzûruna,

Bu sefer, tam aksine bir haber verdi ona.

 

Dedi: (O batan gemi, size âit değilmiş.

Biz yanlış işitmişiz, batan, başka gemiymiş.)

 

Bunda da büyük İmâm, tefekkür edip yine,

Elhamdülillah” deyip, şükreyledi Rabbine.

 

Lâkin talebeleri, merak etti bu hâli.

Birisi sordu hemen İmâm’a şu suâli:

 

(Geminin battığını duyunca siz ilk defâ,

“Elhamdülillah” deyip, şükrettiniz Allaha.

 

Batmamış olduğunu öğrenince, yine siz,

Niçin “Elhamdülillah” diyerek şükrettiniz?)

 

O an "Ebû Hanîfe" ara verip dersine,

Şöyle cevap buyurdu hemen talebesine:

 

(İlkinde, düşünmedim mallarımın hâlini.

Bilâkis merak ettim, kalbimin ahvâlini.

 

Üzüntü var mı?” diye, nazar ettim kalbime.

Gördüm ki üzüntü yok, şükreyledim Rabbime.

 

İkinci haberde de, kalbime ettim nazar.

Gördüm ki, bir “Sevinç yok”, şükrettim buna tekrar.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan