ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

59 - İMÂM-I ÂZAM EBÛ HANÎFE  (Rahmetullahi Aleyh)

KOMŞUSUNUN HİDÂYETİ

 

İçkici bir komşusu var idi ki "İmâm"ın,

Evi çok yakın olup, yanındaydı dergâhın.

 

Her gece, meyhâneden gelip sarhoş olarak,

Rahatsızlık verirdi, bağırıp çağırarak.

 

Hem ayrıca saz çalar ve şarkılar söylerdi.

"İmâm", bir şey demeyip, devamlı sabrederdi.

 

Bu adam, meyhânede çok içki içip yine,

Gece, sarhoş olarak geliyorken evine,

 

Vazîfeli memurlar, onu yakaladılar.

"Suçlu" olduğu için, hemen hapse attılar.

 

Ertesi gün, adamın hiç sesi gelmeyince,

Bunu, "İmâm-ı âzam" merak etti iyice.

 

Dedi ki: (Gelmez oldu sesi o komşumuzun.

Başına bir musîbet gelmesin sakın onun.)

 

Dediler: (O, dün gece, gelirken meyhâneden,

Bekçiler yakalayıp, atmışlar hapse hemen.)

 

"İmâm" buna üzülüp, derhal gitti vâlîye.

Ki, desin: “Komşumuzu hapisten çıkar” diye.

 

Vâlî onu görünce, ayağa kalktı derhal.

Büyük bir hürmet ile, etti onu istikbâl.

 

Dedi: (Acep nedendir buraya teşrîfiniz?

Yerine getirelim, var ise bir emriniz.)

 

Buyurdu: (Komşumuzu, hapse atmış bekçiler.

Geldim ki çıkarasın, imkânı varsa eğer.)

 

Dedi ki: (Ey efendim, böyle ehemmiyetsiz,

İş için, bana kadar niçin zahmet ettiniz?

 

Bir haber verseydiniz, kâfîydi bize bunu.)

Deyip, çıkarttı hemen hapisten komşusunu.

 

Komşu gencin koluna girerek sonra "İmâm",

Vâlîye vedâ edip, ayrıldılar oradan.

 

Buyurdu ki: (Ey komşu, bakma kusûrumuza.

Biraz geç vâkıf olduk, sizin durumunuza.)

 

Bir kese “Para” verip, buyurdu: “Al bunları.

Eve bir şeyler al da, sevindir çocukları.”

 

Yine, büyük "İmâm"ın, ilimde ehliyyeti,

Ve Kur'ân-ı kerîme olan vukûfiyyeti,

 

Öyle derin idi ki, bir gün çıktı evinden.

Bir yere gitmek için, çözdü atı yerinden.

 

Koydu bir ayağını bir üzengiye, ama,

O anda bir genç gelip, bir şey sordu "İmâm"a.

 

"İmâm", o halde iken, ata binene kadar,

Bu dînî meseleyi, düşündü az bir miktar.

 

Yâni birkaç sâniye içinde, bunu hemen,

Düşünüp, şöyle dedi o kimseye cevâben:

 

(Kur'ânı, baştan sona düşündüm de evlâdım,

Bu suâle, Kur'ânda bir cevap bulamadım.

 

Yarın gel, cevâbını al) diyerek o gence,

İçtihât buyurarak, cevapladı hemence.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan