ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

59 - İMÂM-I ÂZAM EBÛ HANÎFE  (Rahmetullahi Aleyh)

AĞLARDI GECELERİ

 

Bir gün "İmâm-ı âzam", uyurken odasında,

Resûl-i müctebâ’yı görmüştü rüyâsında.

 

Anlattı bu rüyâyı, gidip "İbni Sîrîn"e.

Dedi ki: (Bu rüyânın, acabâ tâbiri ne?)

 

Zîrâ o, tâbiînden çok âlim bir kişiydi.

Hem o devrin tanınmış, rüyâ tâbircisiydi.

 

Dedi: (Sen yapamazsın böyle bir iddiâyı.

Ancak Ebû Hanîfe görür böyle rüyâyı.)

 

Buyurdu: (Benim işte, dediğiniz o kimse.)

O dedi: (Aç sırtını, göreyim öyle ise.)

 

“Peki “deyip, mübârek sırtını açtı o an.

Bakınca, bir “Ben” görüp, şöyle dedi o zaman:

 

(Sen öyle birisin ki, Resûl, senin hakkında,

Buyurdu: “Ümmetimden biri gelir yakında.

 

Olur iki omuzu arasında bir "Ben"i.

Onunla ihyâ eder, Hak teâlâ bu dîni.”)

 

Kıldı bir gün mescidde, o, yatsı namâzını.

Çıkmak için, dışarı attı bir ayağını.

 

Henüz öbür ayağı, mescidin içindeyken,

Talebesinden "Züfer", bir suâl sordu hemen.

 

O mevzû üzerinde, o gece, sabaha dek,

Konuştu onun ile, güzel îzâh ederek.

 

Vaktâ ki sabah oldu ve okundu ezanlar.

Sabah namâzı için, içeri girdi tekrar.

 

Öyle sarmış idi ki, onu “Allah korkusu”,

Her gece, bu korkuyla gelmezdi hiç uykusu.

 

Ağlayıp, gözlerinden akardı gözyaşları.

Ağlama seslerini, duyardı komşuları.

 

Yatsı abdesti ile, "Kırk sene" hem de "İmâm",

Sabah namâzını da kılmış idi berdevam.

 

"Ellibeş" Hac yapmıştı, Beytullaha giderek.

Sonuncuda, Kâbe’den içeriye girerek,

 

İki rekât bir namâz kılarak erkâniyle,

Okudu o namâzda, Kur'ânı tamâmiyle.

 

Sonra da, ağlıyarak dedi ki: (Yâ ilâhî!

Sana lâyık ibâdet yapamadım Vallahi.

 

Lâkin şu hakîkati anladım ki hakkıyla,

Hiç kimse anlıyamaz, seni kısa aklıyla.

 

Hizmetimde yaptığım kusurlarımı dahî,

İşbu anlayışıma bağışla yâ ilâhî!)

 

O, gözyaşı dökerek, edince böyle duâ,

Gâibden, kendisine geldi şöyle bir nidâ:

 

(Sen ey Ebû Hanîfe, iyi tanıdın beni.

Ve hakkıyle tam yaptın bana ibâdetini.

 

Hem seni, hem de senin mezhebinde bulunan,

Tâ kıyâmete kadar, senin yolunda olan,

 

Kimseleri, ben dahî ettim af ve mağfiret.

Kalbin müsterîh olsun, sen üzülme, rahat et.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan