|
59 - İMÂM-I ÂZAM EBÛ
HANÎFE
(Rahmetullahi Aleyh)
VAZÎFE TAKSÎMİ YAPTILAR
"İmâm-ı
âzam Ebû Hanîfe" hazretleri,
Onu
methetmişlerdi, çok islâm âlimleri.
"İmâm-ı
rabbânî" de buyurdu ki bu babta:
(O,
Şer’î delîllerden hükümler çıkarmakta,
Öyle bir
dereceye çıkmıştı ki o zaman,
Âlimler âciz
kaldı, onu tam anlamaktan.)
O, dînin her
emrine uyardı titizlikle.
Kaçırmak
istemezdi, bir müstehabı bile.
Abdest
edeblerinden, yapmayınca birini,
Kazâ etti "Kırk
yıllık" namâz ibâdetini.
Müctehidler
içinde, verâ, zühd cihetinden,
O idi en
üstünü, sâir müctehidînden.
"Îsâ
Peygamber" gibi, ülül’azm bir büyük zât,
Gökten yere
inince, yapacaktır içtihat.
Onun
çıkaracağı hükümler de, hep yine,
Muvâfık
olacaktır “Hanefî mezhebi”ne.
İslâm
âlimlerimiz, kendi aralarında,
Bir “Vazîfe
taksîmi” yaptılar her asırda.
Yâni hangi
devirde, hangi iş mühim ise,
O devrin
âlimleri, sarıldılar o işe.
"İmâm-ı
âzam"ın da devrinde mühim olan,
İslâmın
ahkâmını, korumaktı ziyândan.
Zîrâ fıkıh
bilgisi, hem unutuluyordu,
Hem de, "sapık
fikir"ler çıkıp yayılıyordu.
O, Câfer-i
Sâdık'ın mübârek derslerine,
İki yıl devam
edip, kavuşmuştu feyzine.
Ve lâkin o
devirde, daha mühim iş vardı.
Zîrâ din
düşmanları, dîne saldırırlardı.
“Yunan
felsefesi”ne âit bâzı fikirler,
"Îmân" ve "Îtikâd"a
karışmakta idiler.
Sonra, "Yehûdîlik"le,
hem de "Hıristiyânlık",
Dîne girip,
bozmaya başlamış idi artık.
Sonra o
devirlerde, “Şîa” ve “Mûtezile”,
Gibi sapık
fırkalar, yayılırdı hız ile.
Hattâ “Mücessime”
ve “Cebriyye” gibi daha,
Birçok bozuk
fırkalar, başlamıştı çıkmaya.
O, bu
tehlikelerin varlığını görünce,
Bunlardan
korunmaya, ağırlık verdi önce.
Bu sapık
fikirlerden korumak için dîni,
Reddiyeler
yazarak, susturdu herbirini.
İslâm
ilimlerini, "Fıkıh", "Tefsîr" ve "Kelâm",
Gibi isimler
ile, kollara ayırdı tam.
Sonra bu
bilgileri, o gün ve daha sonra,
Öğretebilmek
için bütün müslümânlara,
Yâni "İslâmiyyet"i,
doğru, temiz ve berrak,
Öğrenmeleri
için herkesin tam olarak,
Onları, kısım
kısım geçerek kitaplara,
Yâdigâr
bırakmıştır, bütün müslümânlara.
|