ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

59 - İMÂM-I ÂZAM EBÛ HANÎFE  (Rahmetullahi Aleyh)

EHL-İ SÜNNETİN REÎSİYDİ

 

İslâm âlimlerinin, en büyüklerindendir.

Hem eshâbı görmüştür, yâni “Tâbiîn”dendir.

 

Hanefî mezhebinin reîsi olan bu zât,

Ehli sünnetin dahî, reîsidir o bizzât.

 

İsmi, “Nûmân bin Sâbit” ise de esâsında,

Ona, “İmâm-ı âzam” denir halk arasında.

 

Altıyüzdoksandokuz senesinde, "Kûfe"de,

Doğdu ve tahsîlini ikmâl etti bu yerde.

 

Yüzelli hicrî yılda, yetmiş yaşında iken,

Bağdat vilâyetinde, vefât etti şehîden.

 

Ebû Hanîfe” dahî, denir ki ona bir de,

“Mü’minlerin babası” demektir arabîde.

 

Babası “Sâbit” dahî, Fâris oğullarından,

Âlim, sâlih bir kişi idi ki, ehli irfân,

 

"Hazreti Alî" ile görüşüp bu muhterem,

Kendi ve soyu için, duâ almış idi hem.

 

"Nûmân", küçük yaşında ezberledi Kur'ânı.

İlim öğrenmek ile, geçiyordu her ânı.

 

Üstün kâbiliyyeti ve keskin zekâsı da,

Fark edildi hemence, âlimler arasında.

 

Devrin âlimlerinden, “Şa’bî” adında bir zât,

Ondaki bu cevheri, sezmişti o da bizzât.

 

Görünce bir gün onun, çarşıya gittiğini,

Suâl etti, ne işle iştigâl ettiğini.

 

(Ticâret yapıyorum) deyince kendisine,

Buyurdu ki: (Devam et, bir ilim meclisine.

 

Zekî, kâbiliyetli bir kimsesin çünkü sen.

Büyük âlim olursun, ilme devam edersen.)

 

Bıraktı ticâreti, onun bu sözü ile.

O gün "İlm"e sarıldı, büyük bir arzu ile.

 

İlk öğrendiği ilim, olmuştu “İlm-i kelâm”.

Bu ilimde, parmakla gösterilir oldu tam.

 

Başladı öğrenmeye sonra "Fıkıh ilmi"ni.

Bu ilim, daha fazla cezbetti kendisini.

 

Düşündü ki: “Ebedî seâdete kavuşmak,

İslâmın ahkâmına uymakla olur ancak.

 

Bu da, fıkıh ilmiyle yakından ilgilidir.

Çünkü din ahkâmını, ilm-i fıkıh bildirir."

 

Ders hocası “Hammâd bin Ebû Süleymân”dı ki,

Onun, yirmisekiz yıl, dersine devam etti.

 

Ve sonunda, geldi ki öyle bir dereceye,

Bu, nasîb olmamıştır ondan gayri kimseye.

 

Başta, eshâbı kirâm olmak üzre hem dahî,

Dörtbin” kadar âlimden, ders aldı bizâtihi.

 

Bütün ilimlerde ve cümle üstünlüklerde,

En yüksek dereceye çıkmıştı o devirde.

 

Yayıldı her tarafa, onun şânı, şöhreti.

Ve herkes tarafından, yapıldı hayli methi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan