ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

57 - BEKÂ BİN BATÛ (Rahmetullahi Aleyh)

HEPSİ PİŞMÂN OLDULAR

 

İsmi “Bekâ bin Bâtû”, Irak’ta yetişmiştir.

Binyüzellisekiz’de, orda vefât etmiştir.

 

Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri,

Bu zâtı çok sever ve methederdi ekseri.

 

O, bir gün buyurdu ki: “Mânevî üstünlükler,

Her velîye, “Ölçülü” olmuştur hep müyesser.

 

Bekâ bin Bâtû ise, bunlardan müstesnâdır.

Onun nîmetlerine, yoktur ölçü ve sınır.”

 

Bu zât, bir gün sâhile inmiş, dinleniyordu.

O sırada uzaktan, bir gemi geçiyordu.

 

Bâzısı içki içip ve nâralar atarak,

Rahatsız ederlerdi herkesi böyle nâhak.

 

"Bekâ bin Bâtû" ise, uzaktan firâsetle,

Buna vâkıf oldu ve kederlendi gâyetle.

 

Denizin kıyısından, seslendi ki: “Ey kaptan!

Sustur şu insanları, korkmaz mısın Allahtan?”

 

Bekâ hazretlerinin sesini, cenâb-ı Hak,

İşittirdi kaptana, olsa da hayli uzak.

 

Lâkin o edebsizler, yine devam edince,

Allah dostu bu velî gadablandı bir nice.

 

Buyurdu ki: “Ey deniz, izni ile Allahın,

İçine al hepsini, şu âsî insanların!”

 

Yükselmeğe başladı o an deniz suları.

Birden “Ölüm korkusu” sardı o insanları.

 

Dalgalardan, o gemi, yüz tutunca batmaya,

Başladı o insanlar, feryâd-ü figânlara.

 

Lâkin "hazret-i Bekâ", etti yine merhamet.

Onların bu hâline, acıdı yine gâyet.

 

Denizden yürüyerek, o geminin yanına,

Gidince, o insanlar, hayretle baktı ona.

 

Hatâlarını bilip, hepsi tövbe ettiler.

"Bekâ hazretleri"nden, çok özür dilediler.

 

O ise, su üstünde kılarak önce namâz,

Kurtulmaları için, eyledi duâ, niyâz.

 

Dedi: “Pişmân oldular bu kullar yâ ilâhî!

Onları, boğulmaktan halâs eyle sen dahî.”

 

Duâ bitmemişti ki, dalga durdu âniden.

Gemideki insanlar, kurtuldular ölümden.

 

Az önce, içki içip nâra atarken hepsi,

Oldular bu velînin hâlis bir talebesi.

 

Bir günkü sohbetinde buyurdu: “Ey insanlar!

Kalpten dünyâ sevgisi, ancak “Sohbet”le çıkar.

 

Yâni kim, bu sevgiyi etmişse kalpten ihrâç,

 O zâtın sohbetidir bu derde asıl ilâç.

 

Onların bir sohbeti, “Kalp derdi”ne devâdır.

Onların sözlerinde, Rabbânî te'sîr vardır.

 

O zâtlardan birine, rastlarsa biri eğer,

Kalbine girmek” için, göstersin türlü hüner.

 

Çünkü o büyük zâtlar, dostudurlar Allahın.

Onlar sevilmedikçe, kurtuluş zordur yarın.

 

Kimin ki, yeri vardır, o zâtların kalbinde,

Kurtulur Cehennemden, âhiret âleminde.

 

Bu büyük evliyânın hürmetine ilâhî!

Onların sevgisini, ihsân et bize dahî.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan