ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

56 - ALÎ BİN VEHB-İ SİNCÂRÎ(Rahmetullahi Aleyh)

RÜYÂDA EMİR ALDI

 

Irak’ta hayat süren büyük bir evliyâdır.

Hâl ehli kimse olup, kerâmetleri vardır.

 

Sincar” adlı sahrâda dünyâ'ya gelen bu zât,

Seksen yaşında iken, bu yerde etti vefât.

 

Hep ilim öğrenmekle geçiyordu her ânı.

Yedi yaşında iken, ezberledi "Kur'ân"ı.

 

Onüç yaşında ise, Bağdat’a etti rıhlet.

Çok derin âlimlerden, ders okudu bir müddet.

 

Fıkıh, tefsîr, tasavvuf, usûl, hadîs ve kelâm,

Bütün bu ilimleri, okuyup yetişti tam.

 

Bir gece rüyâsında, "Ebû Bekr-i Sıddîk"ı,

Görünce, daha arttı ilme olan bu sıdkı.

 

O, bir takke giydirdi eliyle kendisine.

Uyanıp, o takkeyi başında buldu yine.

 

Birkaç gün sonra ise, "Hızır aleyhisselâm",

Rüyâda, kendisine görünüp verdi selâm.

 

Buyurdu ki: “Yâ Alî, gidip şu insanlara,

Dînin emirlerini söyle, anlat onlara.”

 

Sonra, Resûlullahı rüyâda gördü bizzât.

O dahî buyurdu ki: “Halka eyle nasîhat.”

 

Bu mânevî îkâzlar üzerine, o dahî,

Nasîhate başladı halka çok fâideli.

 

Ayrıca zirâatle uğraşırdı ki bu zât,

Çift sürer, tohum eker, yapardı hem de hasat.

 

Çift sürüyor idi ki tarlasında o bir gün,

Düştü ve ölüverdi bir tânesi öküzün.

 

Hayvanı, boynuzundan tuttu hemen o vakit,

Şöyle niyâz etti ki: “Yâ Rabbî, bunu dirilt!”

 

Günâhsız ağız ile duâyı yaptığından,

İndallah kabûl olup, dirilip kalktı hayvan.

 

Bu zâtın zamanında, var idi ki bir kimse,

"Melekût âlemi"ni görürdü kalp gözüyle.

 

Lâkin o, bu hâlini kaybedince bir ara,

Çok üzülüp, başladı tövbe ve istiğfâra.

 

Kavuşabilmek için o hallerine tekrar,

Bir “Allah adamı”nı aradı diyâr diyâr.

 

Bu büyük evliyâyı öğrenip en nihâyet,

Hemedân’dan gelerek, etti onu ziyâret.

 

Himmet ve yardımını etti ricâ, istirhâm.

O dahî, kendisine eyledi izzet, ikrâm.

 

Sonra da buyurdu ki: “Üzülme buna zinhâr.

Daha ziyâdesine, olursun şimdi mazhar”.

 

Ve sonra buyurdu ki: “Biraz yum gözlerini.”

Yumunca, gördü yine melekût âlemini.

 

Buyurdu ki: “Evvelki hâlin idi bu senin.

Yine yum ki, bu sefer bak neler göreceksin.”

 

Kapatınca, bu defâ, yerden tâ Arş’a kadar,

Olan cümle âlemler, oldu ona âşikâr.

 

Ve en son buyurdu ki: “Aç gözünü evlâdım!

Şehrine gitmek için, at sâdece bir adım.”

 

Kalkıp, bir adımını ileri attığında,

Kendini, Hemedân’da buluverdi ânında.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan