ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

55 - ALÎ BİN HEYTÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KUTB-ÜL AKTÂB İDİ

 

Irak’ta hayat süren "evliyâ"dan biridir.

Yıllarca insanları, gafletten etti tenvîr.

 

Henüz yedi yaşında, açıldı kalp gözleri.

Hem de pek te'sîrliydi nasîhat ve sözleri.

 

İnsanlar, sohbetinde bulurdu çok menfaat.

Yüzyirmi” yaşlarında, Irak’ta etti vefât.

 

Bu zât, “Ebül Vefâ”nın en baş talebesiydi.

Onun en çok sevdiği, kıymetli gözdesiydi.

 

Alî bin Heytî” idi, o devrin kutb’u hattâ.

Her şey, onun feyziyle gelirdi mahlûkâta.

 

Yâni her bir canlıya rızık gönderilmesi,

Dertlerin, belâların hemen giderilmesi,

 

Bilcümle hastaların şifâ bulması bile,

Olurdu, o zamanlar, onun vâsıtasiyle.

 

Kutb-u aktâb”, lâzımdır her devirde muntazam.

Çünkü âlem, onunla bulur âhenk ve nizâm.

 

Biri ölse, yerine, getirilir başkası.

Çünkü onsuz, âlemin, olmaz nizâm bulması.

 

Seyyid “Abdülkâdir-i Geylânî” de, onu hep,

Över ve gösterirdi saygı, hürmet ve edeb.

 

Hattâ buyururdu ki: “Bilcümle evliyâlar,

Bizim sohbetimizden, feyiz ve nûr aldılar.

 

Biz de, onun feyzinden istifâde ederiz.

Çünkü ondan, herkese, yayılır nûr ve feyiz.”

 

O da, “Gavs-ı âzam”a pek çok hürmet ederdi.

Ona gidecek olsa, muhakkak gusl ederdi.

 

Talebesine dahî emrederdi bunu hep.

Derdi ki: “Gösteriniz, ona çok saygı, edeb.

 

Hattâ kalbinizi de, her kirden pâk ediniz.

Sultânın huzûruna gidiyoruz zîrâ biz”.

 

Kapısında bekler ve girmezdi “Gir!” demeden.

Ve tir tir titrer idi, içeriye girmeden.

 

O, buyurur idi ki. “Ne için titriyorsun?

Sen, Irak beldesinin âsâyiş me’murusun.”

 

Hep derdi ki: “Ölüm”e hazır ise birisi,

Ölünce, onun kabri olur "Cennet bahçesi".

 

Kim de “Mevt”i yâdına getirmiyorsa zinhâr,

"Cehennemden bir çukur" olur ona o mezar.

 

Ey insan, biri sana “Ne mübâreksin” dese.

Başkası da, bil’akis tam aksini söylese.

 

Birinci söz, daha çok gidiyorsa hoşuna,

Sen, “Kötü” bir kişisin, al aklını başına.

 

Çünkü "İyi" bir insan, “İyi” bilmez kendini.

Kusurlu, bozuk görür hattâ her amelini.

 

Aynaya baktığında, iğrenir kendisinden.

Küçük görür kendini, mü’minlerin hepsinden.

 

"Kötü" olan kul ise, İyi görür kendini.

Günâhına aldırmaz, beğenir amelini.

 

Bir kimse onu övüp, eylese çok iltifât,

Sevinir, memnun olur, bilir onu hakîkat.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan