|
54 - ADİY BİN MÜSÂFİR
(Rahmetullahi Aleyh)
AZAPTAN KURTARDI
Bu büyük zât,
birini alıp bir gün yanına,
Ziyâret
maksadıyle, gitti bir kabristana.
Bir mezarın
başında duraklayıp bir müddet,
Buyurdu ki:
“Bu ölü, istiyor bizden medet.
Zîrâ kabir
azâbı içindedir bu mevtâ.
Duâ etmemiz
için, yalvarıyor âdetâ.”
Yanındaki o
kişi, o kabre baktı bir an.
Gördü ki, o
mezardan çıktı “Siyâh bir duman”.
Bu velî, o
mezara yaklaşıp biraz daha,
Af edilmesi
için, duâ etti Allaha.
O duâ
eyleyince, önceki siyâh duman,
Dağılıp,
birden bire gâib oldu ortadan.
Sevinip
buyurdu ki: “Çok şükür, cenâb-ı Hak,
Bunun
günâhlarını, affetti tam olarak.
Günâhından
ötürü azaptayten az önce,
Kurtulup,
halâs oldu şimdi duâ edince.”
Sonra, ona
ismiyle seslendi: “Ey Hüseyin!
Bizzât sen
haber ver ki, nasıldır şimdi hâlin?”
Kabirden ses
geldi ki: “Ey Adiyy bin Müsâfir!
Kaldırıldı
azâbım, hâlim gâyet iyidir.”
Bir gün de,
birisiyle çıkmış idi sefere.
Geldiler
biraz sonra, “Çok dikenli” bir yere.
Yok idi
ayakkabı mübârek ayağında.
Yoldaşı bunu
görüp, çok üzüldü yanında.
Düşündü ki:
“Var iken benim ayakkaplarım,
Yine de,
dikenlerden rahatsız ayaklarım.
Bu mübârek
zât ise, yürüyor yalın ayak.
O nasıl
incinmiyor, ediyorum çok merak.”
O anda, açtı
Allah onun gönül gözünü.
O gözle
baktığında bildi işin özünü.
Gördü ki,
ayakları, etmiyor yere temas.
Nûr’dan bir
şey üstünde ilerliyor o esas.
|