|
54 - ADİY BİN MÜSÂFİR
(Rahmetullahi Aleyh)
AĞAÇLAR SECDE ETTİ
“Adiyy bin
Müsâfir”le bir müslümân, bir kere,
Birlikte
çıkmışlardı uzunca bir sefere.
Bir çeşmenin
yanına gelince lâkin onlar,
Hem “Âmâ”,
hem “Kötürüm” bir gence rastladılar.
Adiyy bin
Müsâfir’in yanındaki müslümân,
O gence
acıyarak, düşündü ki o zaman:
“Bu evliyâ,
bu gence bir duâ etse şâyet,
Bi-iznillah
bir anda, bulur sıhhat, âfiyet.”
Onun
düşüncesini anlayıp o büyük zât,
Buyurdu ki:
“Ederim, bir şartım vardır fakat.
Rabbimiz de,
bu gence şifâ verir, bilesin.
Lâkin benim
sırrımı, ifşâ eylemiyesin.”
Dedi: “Peki
efendim, söylemem hiç kimseye”.
O zaman o
velî zât, kalkıp gitti çeşmeye.
Abdestini
alarak, bir müddet kıldı namâz.
Sonra da el
kaldırıp, etti duâ ve niyâz.
Sonra kalkıp,
eliyle genci sıvazlıyarak,
Buyurdu ki:
“Allahın izni ile haydi kalk!”
Genç, ayağa
fırladı o anda sapa sağlam.
Gözleri de
açılıp, sıhhate kavuştu tam.
O velînin
duâsı ve Allahın izniyle,
Bir anda, o
dertlerden kurtuldu tamâmiyle.
Bir gün de,
bir gurup halk, ona gelip topyekün,
Dediler: “Bir
kerâmet gösterin bize bu gün.”
Buyurdu:
“Öyle zâtlar vardır ki ey insanlar!
Bir işâret
etseler, birleşir karşı dağlar.”
Adiyy bin
Müsâfir’in bu sözü üzerine,
O dağlar
birleşerek, ayrıldı tekrar yine.
Sonra da
buyurdu ki: “Vardır ki bâzı zâtlar,
Bir sözüyle,
secdeye kapanır şu ağaçlar”.
O böyle
söyleyince, gördüler ki cümle halk,
Ağaçlar secde
etti, birden yere yatarak.
Buyurdu ki:
“Bu dünyâ, imtihândır ey insan!
Ve aldatmak
istiyor seni "nefis" ve "şeytân".
“Allah
korkusu” ile titresin her an kalbin.
Zîrâ O’na
mâlumdur her düşüncen ve hâlin.
"Mal"a
mağrur olma ki, ayrılır senden elbet.
Sakın gâfil
olma ki, ecel gelir âkıbet.
“Ölüm”ü,
bir an bile çıkarma ki yâdından,
O, seni adım
adım tâkîb eder ardından.
Önemli
nasîhatim şudur ki bir tek sana:
Şefkat ve
merhametle davran her bir insana.
Resûl’ün
ahlâkıyle tezyîn et ahlâkını.
Dikkat et,
üzerine geçirme “Kul hakkı”nı.
Eğer
islâmiyyete uymaz ise amelin,
Yarın mahşer
gününde, geçmez hiç mâzeretin.
İncitme
âileni, bil’akis ona acı.
Yoksa,
Peygamberimiz olur senden dâvâcı.
Kurtulmak
istiyorsan "Cehennem ateşi"nden,
Uzak dur
büyük küçük, günâh olan her işten.
Çünkü yarın
girersen, Cehennem ateşine,
Düşersin çok
büyük bir pişmânlığın içine.
Sızlansan da,
çıkmaya bulunmaz bir kolaylık.
Zîrâ olan
olmuştur, çâresi yoktur artık.
Öyleyse,
âhiret'te pişmân olmamak için,
"İslâmın
ahkâmı"na uygun olsun her işin.
|