|
54 - ADİY BİN MÜSÂFİR
(Rahmetullahi Aleyh)
KAPAT, AÇ GÖZLERİNİ
Bir müslümân,
gelerek bu zâtın huzûruna,
Arz etti ki:
“Gâibden bir şeyler göster bana.”
Ona, “Peki”
diyerek, buyurdu ki: “Ey kimse!
Kapat, aç
gözlerini bir miktar öyle ise.”
O kimse,
gözlerini kapayıp açtığında,
“Melekler
âlemi”ni görür oldu ânında.
İki
omuzundaki "kirâmen kâtibîn"i,
Gördü hem
satır satır, kötü amellerini.
Tam üç gün
müddet ile kaldıysa da bu halde,
Lâkin
dayanamayıp, sıkıldı fevkalâde.
Gelip ricâ
etti ki: “Efendim, zormuş bu hâl.
Lütfen eski
hâlime döndürün beni derhal.”
Buyurdu ki:
“Öyleyse kapat aç gözlerini”.
“Peki” deyip
yapınca, aldı eski hâlini.
Sevenlerden
biri de, anlatır ki şöylece:
Dağ başında
bir yerde, konakladım bir gece.
Biraz sonra
yanıma, geldi vahşî hayvanlar.
Oturup, bana
aslâ vermediler bir zarar.
Buna çok
hayret edip, düşündüm ki o anda,
“Adiyy bin
Müsâfir mi yoksa var yakınlarda?
Çünkü bu hâl,
o zâta mahsus bir kerâmettir.
O velî,
yakında bir yerde olsa gerektir”.
Hakîkaten o
zâtın sesini duydum o dem.
Meğer yakında
imiş, doğru çıktı düşüncem.
Mübârek
ayağını bir kere vurdu yere.
O yerden, “Tatlı
bir su” fışkırdı birden bire.
Bir daha
vurduğunda toprağa ayağını,
Gördüm o an
yetişen, bir de “Nar ağacı”nı.
Buyurdu:
“Bu nîmetler, Allahın izni ile,
Senin için
çıkmıştır, ye de O’na şükreyle.”
O derdi ki:
“Uzak dur günâhtan ey kardeşim!
Zîrâ
günâhkârlara azap var, çok da elîm.
Ve sen,
başkalarının işlediği günâha,
Bakıp da,
seninkini "küçük" görme sakın hâ!
Zîrâ o gün
bir günâh, çok küçük olsa dahî,
"Çok çetin"
olacaktır senin için Vallahi.
Bir gün de
buyurdu ki: “Çok sakının "gıybet"ten.
Zîrâ bu, daha
çirkin iştir "zinâ etmek"ten.
Ve hattâ “Falan
âlim, filâncadan üstündür”.
Demek de
gıybettir ki, zîrâ duysa üzülür.”
|