|
50 - SEYYİD AHMED RIFÂÎ
(Kuddise Sirruh)
ŞAŞARIM ŞU İNSANA
"Seyyid
Ahmed Rıfâî", yazdığı eserinde,
Şu şekilde
nasîhat ediyor bir yerinde:
Şu kula
şaşarım ki, “Ölüm”e inanıyor.
Buna rağmen
gülüp de, neş'elenebiliyor.
Şuna da
şaşarım ki, inanıyor “Kader”e.
Yine de
mahzun olup, boğuluyor kedere.
Ve şuna
şaşarım ki, “Cehennem vardır” diyor.
Yine de
fütursuzca her günâhı işliyor.
Şaşarım “Dünyâ
fânî” diyen şu insana ki,
Sarılmıştır
dünyâ'ya, ayrılmıyacak sanki.)
Yine başka
yerinde buyurdu: (Ey insanlar!
Pek çok
hayret ettiğim, iki türlü insan var.
Birincisi
şudur ki, hep oruçtur gündüzün.
Gece de,
sabaha dek tâattadır büsbütün.
Aslâ Hak
teâlâ'ya etmez günâh ve isyân.
Yine de
görürsün ki, hüzünlüdür o insan.
Uğraşmasına
rağmen hep "Âhiret işi"yle,
Yine ağlar
görürsün onu hep gözyaşıyle.
İkincisi
şudur ki, yapmaz hiç tâatini.
Oyun ve
eğlenceyle, geçirir her vaktini.
Günâhları
işler de sıkılmadan, mâlesef,
Yine de bu
hâline, üzülüp etmez esef.
Yaşamasına
rağmen "islâmın hârici"nde,
Görürsün onu
dahî, yine neş'e içinde.)
Başka bir
yerinde de, buyurdu: (Ey insanlar!
Sakın siz,
ilminize güvenmeyin ki zinhâr,
“Şeytân”,
sâhip olduğu ilminin gurûrundan,
Kovulup helâk
oldu, Allahın huzûrundan.
Bir insan,
her bir ilmi bilse de ince ince,
Faydasını
göremez, amel eylemeyince.
“Bel’âm-ı
Bâûrâ” da, çok ilim sâhibiydi.
Öyle ilim
sâhibi, dünyâ'da yok gibiydi.
Lâkin kalbi,
bir miktar meyl edince dünyâ'ya,
Dünyâ ve
âhiret'te, oldu rezîl ve rüsvâ.)
Yine o
buyurdu ki: (Ediniz ilme gayret.
Zîrâ ilim
hayattır, ölümdür hem cehâlet.
Ve lâkin her
bir ilim, bir vebâldir kul için.
Kurtulunmaz
vebâlden, amel eylemeksizin.
İnsan, ameli
dahî yapmalı ki "İhlâs"la,
İhlâssız
amellerden, bir fayda gelmez aslâ.
Yâni bir kul,
muhakkak "ilim", "amel", "ihlâs"ı,
Te'mîn
etmelidir ki, budur işin esâsı.)
Yine o
buyurdu ki: (Sâlih olan müslümân,
Allahın
takdîrine boyun eğer her zaman.
Nefsine hâkim
olup, girmez onun emrine.
Günâh, küçük
de olsa, işlemez aslâ yine.
"Allahın
rızâsı"nı almaktır tek gâyesi.
Hep bunu
te'mîn için geçer günü, gecesi.
|