ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

50 - SEYYİD AHMED RIFÂÎ (Kuddise Sirruh)

BU DÜNYÂ FÂNÎDİR

 

O devirde bir âlim, bu "Velî"nin ismini,

İşitip, ziyârete gitmişti kendisini.

 

Câmiden içeriye girince bu âlim zât,

Gördü, o da ediyor âlimlere nasîhat.

 

Oturup, merak ile dinledi o sohbeti.

Dinledikçe o zâta, çoğaldı muhabbeti.

 

Baktı, çetin suâller sorarlar kendisine.

O ise, teker teker cevap verir hepsine.

 

Hem öyle doyurucu cevaplar verirdi ki,

Dedi: “Bu ziyâreti düşünmüşüm iyi ki.

 

Ve lâkin o âlimler, bıkmadan, usanmadan,

Sorunca, âlimlere söyledi ki o zaman:

 

(Yeter artık, ne kadar fazla soruyorsunuz.

Hepsinin cevâbını verdi görüyorsunuz.)

 

Lâkin Ahmed Rıfâî, buyurdu: (Olma mâni.

Ben sağ iken sorsunlar, bu dünyâ çünkü fânî.)

 

Ne zaman ki: (Bu dünyâ, fânîdir) dedi o zât,

Heyecana kapıldı o an bütün cemâat.

 

Kimisi vefât edip, baygın düştü kimisi.

Velîliğe yükseldi o sözle ekserîsi.

 

Bir kadın da vardı ki bu zâtın zamanında,

Ölürdü çocukları, doğar doğmaz ânında.

 

Bunun için o kadın, üzülüyordu gâyet.

Son çocuk da ölünce, adak yaptı nihâyet:

 

(Yâ Rabbî, bir çocuğum olursa şâyet yine,

Vereceğim hazreti Seyyid'in hizmetine.)

 

Ondan sonra, bir sene zaman geçti aradan.

Ona, bir "Kız evlâdı" ihsân etti Yaradan.

 

Önce sevindiyse de, üzüldü sonra fakat.

Sırtında "kambur" vardı, ayakları da "sakat".

 

O çocuk büyüyünce, üzülürdü bir hayli.

Çünkü alay konusu oluyordu bu hâli.

 

Bir gün "Ahmed Rıfâî", bu beldeye geldiler.

Onu, köyün dışında karşıladı köylüler.

 

Vardı onlar içinde, bu "çocuk"la o "kadın".

Sakat kız, ilerleyip, o zâta oldu yakın.

 

Sonra, birden fırlayıp öpüverdi elini.

Ağlıyarak dedi ki: (Efendim, kurtar beni.

 

Ben doğuştan kamburum, üstelik topalım hem.

Hep alay ediyorlar benimle cümle âlem.)

 

Çocuğun bu sözleri, çok te'sîr etti ona.

Ağlayıp, göz yaşları aktı yanaklarına.

 

Okşadı şefkat ile başı ile sırtını.

Niyâz etti bu dertten tam şifâ bulmasını.

 

O duâ eyleyince, gördüler ki, ansızın,

İki sakatlığı da düzeldi kızcağızın.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan