ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

50 - SEYYİD AHMED RIFÂÎ (Kuddise Sirruh)

ÇOK MÜTEVÂZI İDİ

 

O devirde vardı ki, çok "hayâsız" bir kişi,

Bu "Velî"ye hakâret etmek idi tek işi.

 

O tevâzû ettikçe, devamlı o bî-edeb,

Bu "Velî"yi, herkese kötüler dururdu hep.

 

Bir gün de, aleyhinde mektup yazıp o yine,

Çok ağır hakâretler eyledi kendisine.

 

Sonra, bir talebeye verip o mektûbunu,

Dedi ki: (Üstâdına götür teslim et bunu.)

 

O dahî götürünce mektûbu üstâdına,

Buyurdu ki: (Evlâdım, sen aç da oku bana.)

 

Okuyunca gördü ki, baştanbaşa, lebâleb,

Ağza alınmıyacak hakâretle dolu hep.

 

Lâkin hiçbir üzüntü gelmedi kendisine.

(Kâğıt getir) buyurdu hemen talebesine

 

Şöyle cevap yazdı ki: (Ey kıymetli efendim!

Buyurduğunuz gibi, kusûrum çoktur benim.

 

Hakkımda yazdığınız o şeyler, hep doğrudur.

Benliğime işlemiş gerçekten hatâ, kusur.

 

Şöyle bakıyorum da, işimin çoğu günâh.

Duâ buyurunuz da, düzeleyim inşallah.)

 

O bunu okuyunca, derhal geldi insâfa.

Yaptığına utanıp, pişmân oldu bu defâ.

 

Anladı tam olarak onun büyüklüğünü.

Bu nedâmet ateşi, yaktı onun gönlünü.

 

"Seyyid Ahmed", çok büyük velî idi âşikâr.

Mevcuttu kendisinde, bütün üstün sıfâtlar.

 

Herkese, pek ziyâde şefkatli olduğundan,

Hep ona gelirlerdi, hasta ve derdi olan.

 

O ise, hastalara yazıyordu bir duâ.

Onlar onu kullanıp, bulurlardı tam şifâ.

 

Lâkin beyaz kâğıda, hiç kalem ve mürekkep,

Kullanmadan, parmakla yazardı onları hep.

 

Yine bir gün, bir hasta geldi huzûrlarına.

Dedi ki: (Ey efendim, bir duâ yazın bana.)

 

O yine, düz ve beyaz bir kâğıt üzerine,

Parmağıyla yazarak, hastaya verdi yine.

 

Allahın izni ile bulduysa da tam şifâ,

Lâkin onun kalbine, şüphe geldi bu defâ.

 

Düşündü ki: (Kâğıtta, hiç yoktu yazı, âyet.

Buna rağmen, bu nasıl te'sîr etti, çok hayret.)

 

Yine aynı kâğıdı alaraktan eline,

Tecrübe etmek için, bu zâta geldi yine.

 

Dedi ki: (Ey efendim, vücûdum çok rahatsız.

Lütfedip, şu kâğıda bana duâ yazınız.)

 

"Seyyid Ahmed Rıfâî", o kâğıdı görünce,

Buyurdu ki: (Biz buna, yazmışız daha önce.)

 

Peki” deyip, hürmetle çıkıp gitti oradan.

Tecrübe ettiğine utandı, oldu pişmân.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan