ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

50 - SEYYİD AHMED RIFÂÎ (Kuddise Sirruh)

DÖRT KUTUB’DAN BİRİDİR

 

"Ahmed-i Rıfâî"nin yeğeni, Hasan Alî,

Anlatıyor, başından geçmiş olan bir hâli:

 

Diyor ki: Ben dayımın, husûsî odasının,

Kapısının önünde otururken, ansızın,

 

Çok garip bir kimseyi, fark ettim içerde ben.

Ve hiç de görmemiştim, onu daha önceden.

 

Dayım ile ikisi, konuştular bir saat.

Sonra izin alarak, çıktı  ve gitti o zât.

 

Merak edip, dayımdan suâl ettim ben hemen:

"Kimdi o sizin ile konuşup sonra giden?"

 

Buyurdu: (Dört kutub'tan birisi, işte odur.

Tam deniz kenarında, bir hânede oturur.

 

Geçen gün, bir düşünce geçirince zihninden,

Kutupluk vazîfesi, alındı kendisinden.

 

Hatâsını anlayıp, başladı ağlamaya.

Ve bizden, bu hususta geldi duâ almaya.

 

Biz de duâ edince bu bâbda kendisine,

Affolup, döndü yine eski vazîfesine.)

 

Dedim ki: (Dayıcığım, ne geçmiş ki zihninden,

Alınmış kutup iken, derhal vazîfesinden?)

 

Buyurdu ki: (Evinde otururken bu kimse,

Üç gün, üstü üstüne yağmur yağdı denize.

 

Hâtırından geçti ki: “Bu yağmur, keşke şimdi,

Bu deryâya değil de, çöllere yağsa idi.

 

Oradaki insanlar, muhtâçken bir damlaya,

Ne hikmeti vardır ki, yağmur yağar deryâya?”

 

Böyle geçirdiyse de, bir an için kalbinden,

Hatâsını anlayıp, af diledi Rabbinden.)

 

Ben şaşkın vaziyette bakınırken etrâfa,

Gördüm ki, aynı şahıs geliyor bu tarafa.

 

Yanıma vardığında, bana dedi: (Ey kişi!

Acabâ ricâ etsem, yapar mısın bir işi?)

 

Ben, (Yaparım) deyince, dedi ki: (Öyle ise,

Bir iş söyliyeceğim, îtirâz etme bize.)

 

Daha sonra, cebinden bir urgan çıkararak,

Dedi ki: (Al şu ipi, sıkıca boynuma tak.

 

Yerlerde sürükleyip, bağır ki: “Ey ahâlî!

Hakka karşı gelenin, böyledir işte hâli.

 

Bu, Allahın işine, kalben etti îtirâz.

İşlediği bu suça, bu cezâsı yine az”.)

 

Bunu yapmak, zor geldi bu fakirin nefsine.

Ve lâkin söz vermiştim bu bâbda kendisine.

 

Onun bu isteğini, yapacak idim ki tam,

O sırada, kalbime geldi şöyle bir ilhâm:

 

Denildi ki: “O işi, yapma yâ Hasan Alî!

O, şimdi tövbe etti, yükseldi yine hâli.

 

Gökteki melekler de ağladılar bu zâta.

Hoşnuttur kendisinden, Allahü teâlâ da".

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan