ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - İBNİ SÎRÎN (Rahmetullahi Aleyh)

AKILLI VE AHMAK

 

İbni Sîrîn” adında vardı ki âlim bir zât,

Rüyâ tâbirlerinde meşhur idi o bizzât.

 

Titizlikle kaçardı her günâh ve haramdan.

Zîrâ o, pek ziyâde korkar idi Allah'tan.

 

Derdi ki: (Uzak durun gıybetten ey insanlar!

Zîrâ gıybet edene, çok şiddetli azap var.)

 

Bir kişi anlatır ki: Vardım “İbni Sîrîn”'e.

Bir iki lâf söyledim, “Haccâc”ın aleyhine.

 

Beni derhal susturup, buyurdu: (Cenâb-ı Hak,

Bilesin ki, hükmünde çok âdildir muhakkak.

 

Başkasının hakkını aldığı gibi ondan,

Onun hakkını dahî, alır başkalarından.

 

Sen, onun işlediği "Zulüm" ile "Günâh"a,

Bakıp da, seninkini "Küçük” görme sakın hâ!

 

Zîrâ o gün her günâh, çok küçük olsa dahî,

Senin için "Büyük" ve çetin olur vallahi.)

 

Biri gelip dedi ki: (Gıybet ettim zâtını.

Bu hâlimi "Hoş" görüp, helâl eyle hakkını.)

 

Ona, cevap olarak buyurdu ki: (Ey kişi!

Rabbimiz "Kerîh" bilip, "Hoş” görmezken bu işi,

 

Ben nasıl hoş görürüm, tövbe et bu günâha.

Hakkımı helâl ettim, lâkin yapma bir daha.)

 

Buyurdu ki: (Hiç bir kul var mıdır ki acabâ,

Attığı her adımdan, çekilmesin hesâba?

 

"Aklı olan" insanın, tek derdi şudur ki hep,

"Cehennemden, ne ile kurtulurum ben acep?"

 

Her an bunu düşünür, budur ona "Büyük dert"

Hiç bir şeye vermez o, bu kadar ehemmiyet.

 

Şundan belli olur ki onun akıllılığı,

Yapar hep gece gündüz âhiret hazırlığı.

 

"Ahmak"ın da tek derdi, "Oyun" ve "Eğlence" dir,

Onun fikri, sâdece işte bu düşüncedir.

 

Düşünmez ki, bu dünyâ biter bir gün muhakkak.

Ve "Âhiret hayâtı" başlar "Sonsuz" olarak.

 

"Aklı az" olduğundan, bunları görmez elbet.

Onun ahmaklığına, budur bâriz alâmet.)

 

Buyurdu: (Mütevâzı olmalıdır müslümân.

Hatâ ve kusurları kendinde arar her an.

 

Kusûru, başkasında ararsa biri şâyet,

İnsanlar arasında, "Sevimsiz" olur gâyet.

 

Yanında kimse kalmaz, insanlar ondan kaçar.

Aslâ dost edinemez, yalnız kalır o nâçâr.

 

Der ki: "Niçin insanlar kaçıyor benden acep?"

Düşünmez ki, kendini "Haklı" görmektedir hep.

 

Kul, kendini "haksız" ve "kusurlu" bilmedikçe,

Başkasını bırakıp, kendine dönmedikçe,

 

Bu yolda, zerre kadar olamaz yükselmesi.

Zîrâ budur bunun da ölçüsü, endâzesi.

 

Kul, başlarsa kusûru kendinde aramaya,

Zâten vakit bulamaz başkasına bakmaya.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan