|
26
- İBNİ SÎRÎN
(Rahmetullahi Aleyh)
AKILLI VE AHMAK
“İbni Sîrîn”
adında vardı ki âlim bir
zât,
Rüyâ tâbirlerinde meşhur
idi o bizzât.
Titizlikle kaçardı her
günâh ve haramdan.
Zîrâ o, pek ziyâde
korkar idi Allah'tan.
Derdi ki: (Uzak
durun gıybetten ey
insanlar!
Zîrâ gıybet edene, çok
şiddetli azap var.)
Bir kişi anlatır ki:
Vardım “İbni Sîrîn”'e.
Bir iki lâf söyledim, “Haccâc”ın
aleyhine.
Beni derhal susturup,
buyurdu: (Cenâb-ı Hak,
Bilesin ki, hükmünde çok
âdildir muhakkak.
Başkasının hakkını
aldığı gibi ondan,
Onun hakkını dahî, alır
başkalarından.
Sen, onun işlediği
"Zulüm" ile "Günâh"a,
Bakıp da, seninkini "Küçük”
görme sakın hâ!
Zîrâ o gün her günâh,
çok küçük olsa dahî,
Senin için "Büyük"
ve çetin olur vallahi.)
Biri gelip dedi ki:
(Gıybet ettim zâtını.
Bu hâlimi "Hoş" görüp,
helâl eyle hakkını.)
Ona, cevap olarak
buyurdu ki:
(Ey kişi!
Rabbimiz "Kerîh" bilip,
"Hoş” görmezken bu işi,
Ben nasıl hoş görürüm,
tövbe et bu günâha.
Hakkımı helâl ettim,
lâkin yapma bir daha.)
Buyurdu ki: (Hiç bir kul
var mıdır ki acabâ,
Attığı her adımdan,
çekilmesin hesâba?
"Aklı olan"
insanın, tek derdi şudur
ki hep,
"Cehennemden, ne ile
kurtulurum ben acep?"
Her an bunu düşünür,
budur ona "Büyük dert"
Hiç bir şeye vermez o,
bu kadar ehemmiyet.
Şundan belli olur ki
onun akıllılığı,
Yapar hep gece gündüz
âhiret hazırlığı.
"Ahmak"ın da tek
derdi, "Oyun" ve
"Eğlence" dir,
Onun fikri, sâdece işte
bu düşüncedir.
Düşünmez ki, bu dünyâ
biter bir gün muhakkak.
Ve "Âhiret hayâtı"
başlar "Sonsuz" olarak.
"Aklı az"
olduğundan, bunları
görmez elbet.
Onun ahmaklığına, budur
bâriz alâmet.)
Buyurdu: (Mütevâzı
olmalıdır müslümân.
Hatâ ve kusurları
kendinde arar her an.
Kusûru, başkasında
ararsa biri şâyet,
İnsanlar arasında, "Sevimsiz"
olur gâyet.
Yanında kimse kalmaz,
insanlar ondan kaçar.
Aslâ dost edinemez,
yalnız kalır o nâçâr.
Der ki: "Niçin
insanlar kaçıyor benden
acep?"
Düşünmez ki, kendini
"Haklı" görmektedir hep.
Kul, kendini "haksız"
ve "kusurlu"
bilmedikçe,
Başkasını bırakıp,
kendine dönmedikçe,
Bu yolda, zerre kadar
olamaz yükselmesi.
Zîrâ budur bunun da
ölçüsü, endâzesi.
Kul, başlarsa kusûru
kendinde aramaya,
Zâten vakit bulamaz
başkasına bakmaya.) |