|
25
- HASAN-I BASRÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
SEN DE ÖLECEKSİN
Bir gün “Hasan Basrî”ye,
“Ömer bin Abdülazîz”,
Yazdı ki:
(Nedir bana mühim
nasîhatiniz?
Zîrâ hükümdâr oldum
bilcümle müslümâna.
Muvaffak olmam için,
tavsiyeniz ne bana?)
O da, ona yazdı ki: (Yâ
Emîr-el mü'minîn!
Çoktur mes'ûliyyeti
idâre edenlerin.
Şunu bil ki bir "Sultân",
bedende "Kalp"
gibidir.
O iyi olur ise, milleti
de iyidir.
Bozulur milleti de,
bozulursa o sultân.
O halde, sen kendine
dikkat eyle her zaman.
Gerçi bugün sultânsın,
teb'ana hükmedersin.
Lâkin bir gün sen dahî,
ölüp kabre girersin.
Şimdi hep sevdiklerin,
yanındadır bu günde.
Lâkin "Yalnız"
kalırsın, kabire
girdiğinde.
Şimdi onlar, sana hep
yardım ederler, ancak,
Öyle bir gün gelir ki,
hepsi senden kaçacak.
Her ne iş işledinse,
gizli açık, dünyâ'da,
Hepsi arz edilecek
Rabbimize orada.
Zîrâ senin yaptığın en
küçük işler bile,
Bir bir kayda geçiyor,
melek vâsıtasiyle.
Sana yazdıklarımın, "İlâç"tır
her birisi.
Ve lâkin kullanmazsan,
olmaz hiç fâidesi.)
“Hasan-ı Basrî”,
ona, başka bir
mektûbunda,
Buyurdu ki: (Bu dünyâ,
elbet biter sonunda.
"Süslenmiş gelin"
gibi cezbeder dünyâ
seni.
"Ahmak olan" kaptırır,
dünyâ'ya kendisini.
Evet, gerçi dünyâlık
lâzımdır her mü'mine.
Lâkin onun sevgisi,
girmemeli kalbine.
Zîrâ kalp, "Nazargâh-ı
ilâhî"dir âşikâr.
Dünyâ muhabbetinin,
orada ne işi var?
Dünyâ'yı seven kişi,
düşer onun ardına.
Ve lâkin hiç bir zaman
eremez murâdına.
Her gün ayrı düşünce,
her gün ayrı bir keder.
Ona kim aldanırsa,
ömrünü heder eder.
Halbuki dünyâ benzer, "İnsanın
gölgesi"ne.
Yakalamak istesen, o
kaçar senden yine.
Sen dünyâ'dan kaçarsan,
o gelir hep ardından.
Tecrübe edilmiştir, bu,
böyledir her zaman.
Yâ Ömer, bu insanlar
uyumaktadır, ancak,
"Melekül mevt"
gelince, âniden
uyanacak.
Hak teâlâ, dünyâ'ya
verseydi biraz kıymet,
Vermezdi kâfirlere,
dünyâ'dan zerre nîmet.
Yâ Ömer, Peygamberler,
âlimler ve velîler,
Ona aldanmamayı, nasîhat
eylediler.
Zîrâ "Âhiret için"
yaratıldı bu insan.
Ve hesap verecektir
dünyâ'da yaptığından.
Hem dahî sonu yoktur,
ebedîdir âhiret.
Orada iki yer var, ya “Cehennem”,
ya “Cennet”.
İnsan "Sonsuzluk için"
yaratıldı yâ Ömer!
Öyleyse buna göre
âhiret'e değer ver.) |