ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - HASAN-I BASRÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KIZIMI KİME VEREYİM?

 

O “Hasan-ı Basrî” ki, tâbiîn-i izâmdan.

Çok fazla korkuyordu Sâhibine isyândan.

 

O birgün, bir dostunun geldi cenâzesine.

Ağlayıp, gözyaşları akıverdi yüzüne.

 

Kabristandan dönünce, dedi: (Ey müslümânlar!

Sonunda, hepimizin yeri işte şu "mezar".

 

Dünyâ konaklarının sonu olan bu "kabir",

Âhiret menzilinin, henüz birincisidir.

 

Mâdem bir gün girecek şu mezara her insan,

Öyleyse bir günâhı nasıl işler müslümân?)

 

Onun bu sözlerini dinliyen o cemâat,

Ağlayıp, gözlerinden yaş döktüler o saat.

 

Bir gün, namâz kılardı damının üzerinde.

Ağlamaya başladı secdeye gittiğinde.

 

Göz yaşları süzülüp, aktı yanaklarından.

Hattâ yere damladı, damın bir kenarından.

 

Biri de, dam altından gidiyordu evine.

Damladı gözyaşları tam onun üzerine.

 

Yine bir gün, yanına geliverdi birisi.

Dedi ki: (Gıybet etti, filân zât bugün sizi.)

 

Buyurdu ki: (Ne için gittin onun evine?)

Dedi: (Dâvet etmişti yemek ziyâfetine.)

 

Buyurdu ki: (Ne ikrâm eyledi size o zât?)

Dedi ki: (Çok çeşitli yemek ile meşrûbât.)

 

Buyurdu: (Sakladın da bunları içinde hep,

Şu bir çift sözü niçin saklıyamadın acep?)

 

Bir tabak “Hurma” verip, bunu haber verene,

Buyurdu: (Götür bunu, beni gıybet edene.

 

O, benim günâhımı kendine alıvermiş.

Böylelikle o bana çok iyilik eylemiş.

 

O, bana böyle ikrâm, iyilik etti diye,

Ben de, bu hurmaları ona ettim hediye.

 

Benden ona söyle ki, bakmasın kusûruma.

İkrâmına karşılık, çok az oldu bu hurma.)

 

Derdi ki: (Başkasından sana bir söz taşıyan,

Senden de, başkasına götürür başka zaman.

 

Eğer Allah, bir kula, hayır murâd ederse,

Hep hayırlı işlerle meşgûl olur o kimse.

 

Rabbini seven kişi, sever ve korkar O’ndan.

Her an O’nu düşünür, yüz çevirir dünyâ'dan.

 

Allahtan korkan kişi, şefkatlidir be gâyet.

O’nun mahlûklarına, acır, eder merhamet.)

 

Bir gün, onun yanına gelerek bir müslümân,

Dedi: (Benim kızımı, istiyen çok var şu an.

 

Tereddütte kaldım ki, hangisine vereyim?

Bu hususta acabâ neye dikkat edeyim?)

 

Buyurdu ki: (Kızını, Allah'tan korkana ver.

Eğer onu severse, zâten iyilik eder.

 

Yok, kızını sevmezse, incitmez onu yine.

Zîrâ Allah'tan korkan, zulmetmez zevcesine)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan