ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - HASAN-I BASRÎ (Rahmetullahi Aleyh)

DÜNYÂ, ÜÇ GÜNDÜR

 

Bir genç “Hasan Basrî”ye gelerek bir gün bizzât,

Dedi: (Eder misiniz bana biraz nasîhat?)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, sen Rabbinin emrini,

Azîz tut ki, O dahî azîz tutsun hep seni.

 

Çok korkunç tehlikeler vardır ki önünde hem.

Ölüm, kabir ve mahşer, mîzân, sırât, cehennem.

 

Bunlar, senin önüne gelir elbet peş peşe.

Yarın ya kurtulursun, ya girersin “Ateş”e.

 

"Akıllı kul" şudur ki, hesap günü gelmeden,

O, kendi hesâbını bir bir görür önceden.)

 

Bir gün “Hasan-ı Basrî”, bir gurup genci gördü.

Birisi, kahkahayla pek fazla gülüyordu.

 

Böyle aşırı gülen o genci çağırarak,

Buyurdu ki: (Evlâdım, bir şeyi ettim merak.

 

Bu kadar çok gülmenden, düştüm büyük hayrete.

Yoksa îmân ile mi gittin sen âhiret'e?)

 

O genç "Hayır" deyince, sordu ki o zaman da:

"Yoksa ağır mı geldi, sevapların mîzân’da?"

 

Yine "Hayır" deyince, buyurdu ki: "Yoksa sen,

Sırât köprüsünü mü geçebildin sâlimen?"

 

Yine "Hayır" deyince, buyurdu ki: "Evlâdım!

O halde bu kahkaha nedendir, anlamadım?

 

Bir insanın önünde varken bu tehlikeler,

Nasıl böyle sevinir, nasıl böyle çok güler?"

 

O genç bunu duyunca, hiç gülmedi bir daha.

O günden tövbe edip, tam yöneldi Allah'a.

 

Nasîhat istemişti biri de kendisinden.

Buyurdu: ("Âhiret"e hazırlık yap şimdiden.

 

Sağlamlar hasta olur, gençler olur ihtiyâr.

Ve ecel, her kişiyi bir gün gelip yakalar.

 

Günâhın karşılığı, "Ateş" olur o günde.

Öyleyse iyi sakın bir günâh gördüğünde.

 

Bir "Yılan"ı, ateşte yanarken görsen şâyet,

Üzülür, kurtarmaya edersin sa'y-ü gayret.

 

Bunu görmeye bile, dayanmazken yüreğin,

Sen, kendini ateşe atarsın, yok haberin.

 

Dünyâ "üç gün" gibidir, dün, bugün, bir de yarın.

"Dün" gitti, geri gelmez, bu senin büyük kaybın.

 

"Yarın" henüz gelmedi, belki de gelmiyecek.

Zîrâ yarın gelmeden, belki ecel gelecek.

 

Öyle ise gün "Bugün" ve saat bu saattır.

Bulunduğun gün ve an, sana büyük fırsattır.

 

Dostunun çokluğuna güvenme bu gün sakın.

Zîrâ sen öldüğünde, hep “Yalnız” kalacaksın.

 

Kabre "Yalnız" girersin ve "Yalnız" dirilirsin.

Münker ile Nekîr'e, "Yalnız" cevap verirsin.

 

Hesap ve Mîzânda da, "Yalnız" olursun yine.

Ve sen "Yalnız " çıkarsın Sırât'ın üzerine.

 

Tek şey var bu yerlerde sana yoldaş olacak.

İhlâs ile yaptığın işler”dir o da ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan