|
25
- HASAN-I BASRÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
BÜYÜK EVLİYÂ İDİ
Tâbiîn-i kirâmın en
büyüklerindendir.
Nasîhatleri ile,
kalpleri etti tenvîr.
Babası, "Câfer" adlı
mübârek birisiydi.
Sahâbeden “Zeyd ibni
Sâbit”in kölesiydi.
Ne zaman ki bu oğlu
dünyâ'ya geldiğinde,
Onun bereketiyle, âzâd
oldu o günde.
Annesi de, Resûl’ün
hanımları, muhterem,
O "Ümmü Seleme"nin
hizmetçisi idi hem.
Annesi, hizmet için o
eve vardığında,
Oğlu "Küçük Hasan" da
olurdu kucağında.
Dışarı çıksa idi evde
hizmet ederken,
“Ümmü Seleme”
hâtun, bakardı ona
hemen.
Kucağına alarak, çok duâ
ediyordu.
Oyalamak için de, bâzan
emziriyordu.
O mübârek hâtunun sütünü
emmekle de,
Kavuştu çok büyük bir "feyiz"
ve "bereket"e.
Oniki yaşlarında,
ezberledi "Kur'ân"ı.
"İlim öğrenmek" ile,
geçti çoğu zamanı.
Çok büyük âlimlerin
dersine edip devam,
"İslâmî ilimler"de,
mütehassıs oldu tam.
İnsanlar, her taraftan
demeyip uzak yakın,
Onun sohbetlerine
gelirdi akın akın.
Kendisinden, çok kişi,
ilim ve feyz almıştır.
İkiyüzden
fazlası, "büyük âlim"
olmuştur.
O, vakarlı hâliyle,
fasîh konuşmasıyla,
“Peygamber-i zîşân”a
benziyordu çok fazla.
Vefâtı yaklaşınca, bu
büyük evliyâ zât,
Kendini sevenlere, şöyle
etti nasîhat:
(Haramları öğrenip,
sakınınız pek fazla.
Farzları da öğrenip,
yapınız tam ihlâsla.
Dînimiz üç kısımdır, “İlim”,
“Amel” ve “İhlâs”.
Biri noksan olursa,
müslümânlık tam olmaz.
Bu dünyâ bir "Hayâl"dir,
bitecek bir gün elbet.
Onun için dünyâ'ya,
vermeyin ehemmiyet.
“Dünyâ”, Hak
teâlâ'nın men ettiği
şeylerdir.
Ona, ahmak olanlar değer
ve kıymet verir.
Aklı olan kul ise,
çalışıp âhiret'e,
Kavuşur bu sûretle,
ebedî seâdete.)
Sonra, şu vasiyyeti
yaptı o en nihâyet:
(Hasan
bin ebil Hasan ediyor ki
şehâdet,
Allahü teâlâ'dan başka
bir ilâh yoktur.
Ve hazreti muhammed,
O’nun hak Resûlüdür.)
Kelime-i şehâdet getirip
daha sonra,
Şu hadîs-i şerîfi okudu
insanlara:
(Kim,
ölürken sıdk ile
kelime-i tevhîdi,
Söylerse, o, Cennete
girecektir ebedî.)
Vefât etmeden önce,
kendinden geçti biraz.
Kendine geldiğinde,
duymuştu çok büyük haz.
(Cennet pınarlarının
başındaydım az önce.)
Deyip, temiz rûhunu
teslim etti böylece. |