|
24
- DÂVUD-İ TÂÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
GECELERİ UYUMAZDI
Bu zâtın, önceleri çok
malı mülkü vardı.
Bir yetim, fakir görse,
hâcetini sorardı.
Neye ihtiyâçları varsa
bu kimselerin,
Yerine getirirdi, hiç
esirgemeksizin.
Malının tamâmını, verdi
"Allah yolu"nda.
Bu sûretle kendisi,
fakir kaldı sonunda.
Kırk sene oruç tuttu,
bayram günleri hâriç.
Bundan, yakınlarının
haberi olmadı hiç.
Sahurda da yemeği, az
yerdi yine gâyet.
Uykuyu da az uyur,
yapardı çok ibâdet.
O, dâimâ hüzünlü halde
bulunuyordu.
Geceleri, Allah'a şöyle
yalvarıyordu:
"Yâ Rabbî, sana olan
korku ve muhabbetim,
Bende büyük dert oldu,
kalmadı başka derdim."
Kur'ân-ı kerîm okur ve
çok namâz kılardı.
Günâhını düşünüp,
gözünden yaş akardı.
“Ebû Hâlid” adında biri
vardı komşusu.
Diyor ki: (Yoktu
onun, aslâ gece uykusu.
Zîrâ hangi saatte
uyansam ben her gece,
Bakarım, yanar onun
ışıkları öylece.
Ve kulak verdiğimde
evine geceleri,
İşitirim duâ ve çok
ağlama sesleri.)
Derdi ki: (Susuz gider
nefisler bu dünyâ'dan.
Yalnız "çok
zikredenler",
müstesnâdır bunlardan.
İnsan, "Tûl-i emel"e
dalarsa, olmaz iyi.
Kul borcunu unutur,
geciktirir tövbeyi.
Halbuki günâhları dâimâ
artan insan,
Nasıl tövbe etmeyi
geciktirir bir zaman?
Kalbinde "Dünyâ hırsı"
var ise bir kişinin,
Uzlete çekilmesi,
zarardır onun için.
Bir kulun dostu "Allah",
vâizi "Kur'ân"
ise,
Dünyâ ve âhiret'te rahat
eder o kimse.
Sebebi şu ki benim
uzlete çekilmemin,
Kalmadığını gördüm
büyüklere hürmetin.
Bir de dost sandıklarım,
bana kızdıklarında,
Baktım, ayıplarımı
sayıyorlar ânında.
Ele geçirmek için, bir
dünyâ nîmetini,
Bâzısı, terk ediyor
hemen "âhireti"ni.
Sen, bunların aksine,
âhiret işi için,
"Dünyâ"yı terk
eyle ki, kârlısı budur
işin.
Nefsimin, bir tek dahî
gelmedim oyununa.
Bir ömür müddetince,
dikkat ettim hep buna.
Senin ayıplarını
araştırırsa biri,
Onunla dostluk olmaz,
eyle ondan teberrî.
Gece kalkıp, ibâdet
eyliyen kullar hâriç,
Ömrümde hiç kimseye,
böyle imrenmedim hiç.
Selâmet istiyorsan, "dünyâ"ya
verme kıymet.
"Âhiret"e önem
ver, istiyorsan
kerâmet.)
“Zühd” ve “Takvâ” üzere
sürdürdü hayâtını.
Hiç sokmadı gönlüne, bu
dünyâ metâ'ını. |