ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - DÂVUD-İ TÂÎ (Rahmetullahi Aleyh)

GÜNÂH, ATEŞ GİBİDİR

 

Hazreti “İbni Semmak”, gelip "Dâvud Tâî"ye,

Ricâ etti, "Bana bir nasîhat eyle" diye.

 

Buyurdu: (Öyle kaç ki, her işinde günâhtan,

Görmesin Hak teâlâ, günâhta seni bir an.

 

Öyle sıkı sarıl ki, dîne, her âzân ile,

Seni, tâat dışında görmesin bir an bile.

 

Öyle hayâ eyle ki, Allahü teâlâ'dan,

Hiç mahcup olmıyasın, Ona vardığın zaman.)

 

Akrabâsından biri, geldi bir gün bu zâta.

Dedi ki: (Akrabâyız, muhtâcım nasîhata.)

 

Ağlamaya başladı o an “Dâvud-i Tâî”.

Buyurdu ki: (Edeyim sana dost nasîhati.

 

Bu “Dünyâ”, âhiret'e giden bir “Yol” gibidir.

Gece gündüz, bu yolda birer “Konak” yeridir.

 

Çıkmışız her birimiz bu sonsuz yolculuğa.

Elbette ihtiyâç var, azık ile yolluğa.

 

Önümüzde çok çetin günler var, bu bir gerçek.

Ölünce, onlar bir bir önümüze gelecek.

 

Âhiret yolculuğu bitecek bu gün yarın.

Ecel ânî geliyor, gaflete dalma sakın.

 

Ben, bu nasîhatları eylesem de bu kadar,

Lâkin senden ziyâde, benim ihtiyâcım var.)

 

Yine bir gün Kûfe'de, bir cenâze var idi.

Bulundu cenâzede hazreti “Dâvud” dahî.

 

Defin bittikten sonra, oradaki cemâat,

Dediler ki: (Efendim, edin biraz nasîhat.)

 

Buyurdu: (Kim korkarsa Allah'ın azâbından,

O, her bir arzusuna kavuşur yorulmadan.

 

Ve her kimin çok ise, istek ve arzuları,

Onu bekler, dünyâ'nın, türlü sıkıntıları.

 

Rabbin râzı olduğu meşgûliyet var ise,

En büyük sermâyenin sâhibidir o kimse.

 

Kabirdeki mevtâlar, yapar ki şu hesâbı:

"Âh, kıyâmet kopsa da, bitse kabir azâbı."

 

Öyle pişmândırlar ki şu anda cümle mevtâ,

Derler ki: "Âh şu anda olsa idik hayatta.

 

Başımızı, secdeden kaldırmazdık Vallahi.

Bilseydi bâri bunu dünyâdakiler dahî."

 

Onların feryâdını duyar cümle hayvânât.

Şu yaşıyan insanlar, duymazlar onu fakat.

 

Ne acı gerçektir ki, bunlar dahî ölürler.

O fecî pişmânlığa, bunlar da gömülürler.

 

Eğer düşünselerdi bu hâli, ihlâs ile,

Hiç işliyemezlerdi bir günâhı, az bile.

 

Lâkin evliyâullah, görerek bunu her an,

Şiddetle kaçınırlar, en ufak bir günâhtan.

 

İşte ey kardeşlerim, pişmân olmamak için,

Bu ömür fırsatını iyi değerlendirin.

 

Haram, "Ateş" demektir, yapmayın günâh işi.

İnsanları bekliyor Cehennemin ateşi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan