|
24
- DÂVUD-İ TÂÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NİÇİN EVLENMİYORSUN?
Her an kendi nefsiyle
ederek mücâdele,
"Evliyâlık"
yolunda, gelmişti tam
kemâle.
Namâz için, câmiye
çıkardı sırf evinden.
Kılınca, çok acele
dönerdi eve hemen.
Bir gün, yine dönerken
evine aceleyle,
Dediler: (Niçin böyle
ediyorsun acele?)
Buyurdu ki:
(Şu anda bekliyenler var
beni.)
Dediler ki: (Hayrola,
kim bekliyor ki seni?)
Buyurdu:
(Kabristanda, kabir ehli
bekliyor.
Bu sonsuz yolculuğa,
hazırlık gerekiyor.)
Bir gün câmiden çıkmış,
acele gidiyordu.
(Bu aceleniz nedir?)
diye bir kimse sordu.
Buyurdu ki: (Dünyâ'ya,
çok bağlanmış insanlar.
Ben onları görünce,
oluyor mânen zarar.
“Dünyâ”ya meyl ediyor
benim de hemen kalbim.
Hızlı gidiyorum ki,
onları görmiyeyim.)
Dediler ki:
(Efendim, insanların
içine,
Hiç karışmıyorsunuz,
acabâ hikmeti ne?)
Buyurdu ki: (Kiminle
konuşayım ki acep?
Kimisi, bu “Dünyâ”ya
kaptırmış kendini hep.
Onlar ile konuşmak,
kalbimi karartıyor.
Onlar gibi, dünyâ'ya
muhabbetim artıyor.
Akıllı kimseler de,
yanıma geldiğinde,
Konuşmuyor onlar da "Âhiret"
üzerinde.
Emir ve yasakları, hiç
hâtırlatmıyorlar.
Hatâ ve kusûrumu, bana
anlatmıyorlar.
Hattâ, kusurlarımı
sayıyorlar fazîlet.
Bana, bu insanlardan
fâide gelmez elbet.)
(Niçin evlenmiyorsun?)
diye sorduklarında,
Dedi: (Mes'ûliyyeti,
gâyet çoktur onun da.
Sâliha bir hanımla
evlenecek olursam,
Korkarım, hukûkuna
riâyet edemem tam.
Evlilikte, erkeğin
çoktur mes'ûliyyeti.
Onun, benden sorulur
dünyâ ve âhiret'i.
Riâyet kolay değil,
zevcenin hukûkuna.
Bu sebepten, cesâret
edemiyorum buna.
Kalbini incitirsem,
haram ve "Kul hakkı"dır.
Bunu, mahşer gününde
ödemek çok ağırdır.
Üstünde zerre kadar “Kul
hakkı” bulunanlar,
Cennetin kokusundan bile
mahrum olurlar.
Ya helâllaşacaktır
dünyâ'da o kişiyle,
Yâhut öder mahşerde, "sevap"
ve "ecri" ile.
Lâkin çok pahalıya mal
olur bu ödemek.
Ve hattâ ödemenin,
imkânı bulunmaz pek.
Zîrâ bir "Dank" miktarı,
yâni ufak, cüz'î bir,
Hak için, "yetmiş
yıllık namâz ecri"
verilir.
Yâni bir ömür boyu
kıldığı namâzların,
Sevâbı, alınarak verilir
ona yarın.
Kılınmış olmalıdır
bunlar da "cemâat"le.
O gün bunun te’mîni,
çetin olur gâyetle.) |