ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - BEHLÜL DÂNÂ (Rahmetullahi Aleyh)

DAMDA NE ARIYORSUN?

 

"Behlül Dânâ" devrinde var idi ki bir kişi,

Dînin emirlerine uymuyordu gidişi.

 

Yâni namâz kılmaz ve yapmazdı pek ibâdet.

Ahkâm-ı dîniyyeye, etmez idi riâyet.

 

Lâkin gece yatarken, derdi ki: (Yâ ilâhî!

Ebedî Cennetini ihsân et bana dahî)

 

Bir gece, yine böyle duâ edip uyudu.

Az sonra dam üstünde, bir tıkırtılar duydu.

 

Uyanıp, merak ile fırlayıp çıktı dama.

Rastladı dam üstünde dolaşan bir adama.

 

Dedi: (Ne arıyorsun orada be hey insan?)

“Hazreti Behlül” idi halbuki damda olan.

 

Dedi: (Devem kayboldu, arıyorum devemi.

Bu dama da çıktım ki, acabâ bu yerde mi?)

 

Dedi ki: (Ey arkadaş, kusûra bakma ama,

Kaybolan deve için, çıkılır mı hiç dama?)

 

O zaman “Behlül Dânâ” buyurdu ki: (Kardeşim,

Evet, uygun değildir şu anda benim işim.

 

Lâkin senin işin de, değildir hiç münâsip.

Çalışmıyan insana, olur mu Cennet nasîb?

 

Sen, ibâdet etmeden Cenneti istiyorsun.

Bu, benimkinden dahî abestir, bilgin olsun.)

 

Bir gün “Hârun Reşîd”le “Behlül Dânâ”, dışarda,

Sohbet ediyorlardı islâmî mevzûlarda.

 

“Behlül Dânâ” sordu ki: (Ey Emîr-el mü'minîn!

Sana bir suâlim var, bakalım var mı bilgin?

 

Şu toprağın altında ve bu yerin üstünde,

En ziyâde ne vardır, bir de şu gök yüzünde?)

 

Hârun Reşîd düşünüp, yordu buna fikrini.

Şöyle cevaplandırdı onun bu suâlini.

 

Dedi ki: (Yer altında "Ölüler"dir çok olan.

Yerin üstünde ise, çoktur "Bitki" ve "Hayvan".

 

Göklerde, en ziyâde çok olan, "Melekler"dir.

Zîrâ sayılarını, sâdece Allah bilir.)

 

Behlül Dânâ” dedi ki: (Bilemedin sen bunu.

Ben sana söyliyeyim cevâbın doğrusunu.

 

Ey Hârun, yer altında çok olan, "Ölü" değil,

Lâkin ölülerdeki "Pişmânlık"tır, iyi bil.

 

Derler: "Keşke daha çok ibâdet eyleseydim.

Ve keşke daha fazla dîne hizmet etseydim."

 

Üzülürler "Bu ömür hep boşa geçti" diye.

Ve lâkin yok faydası, dönüş yoktur geriye.)

 

Duyunca bu cevâbı Hârun Reşîd "Behlül"den,

Daldı bir tefekküre, yaş aktı gözlerinden.

 

Behlül” devam etti ki: (Yer üstünde çok olan,

Senin sandığın gibi değildir bitki, hayvan.

 

Çok olan, insanların "Hırs” ve “Tama"larıdır.

Ve "Uzun emel"lere sâhip olmalarıdır.

 

Göklerde, meleklerden daha ziyâde şu var.

Âdil hükümdârların kazandığı "Sevap" lar.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan