ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - BEHLÜL DÂNÂ (Rahmetullahi Aleyh)

DEMEK Kİ LÂYIKMIŞIZ

 

Çocuklar, taş attılar bir gün "Behlül Dânâ" ya.

Vücûdunun bir yeri, başladı kanamaya.

 

Buna rağmen kızmayıp, dedi ki: (Ey çocuklar!

Kanattı vücûdumu attığınız o taşlar.

 

Lâkin Hak teâlâ'ya ederim ben tevekkül.

Rabbinden başkasına, sığınmaz çünkü Behlül.)

 

Bir gün de, kendisini gördüler kabristanda.

Kabirler arasında otururdu o anda.

 

Bu hâl, o insanların gitti gariplerine.

Dediler: (Kabristanda ne ararsın sen yine?)

 

Dedi: (Şu insanlarla otururum ki, bunlar,

Ne bana bir eziyet, ne de gıybet yaparlar.)

 

Bir defâ da, Bağdat'ta, oldu çok pahalılık.

Halkın tahammül gücü, kalmadı buna artık.

 

Gidip “Behlül Dânâ”ya bunu hâtırlatarak,

Dediler: (Duâ et de, rahata kavuşsun halk.)

 

Buyurdu ki: (Vallahi karışmam ben bu işe.

Demek ki, lâyıkmışız bu fiyât-ı fâhişe.

 

Zîrâ biz, günâhlardan tam kaçınsaydık şâyet,

Ve emrettiği gibi, yapsaydık tam ibâdet,

 

O zaman, bir tek buğday, "bir dînâr" olsa dahî,

Hiç sıkıntı çekmezdik bu hususta vallahi.

 

Çünkü Allah, kefîldir kullarının rızkına.

Yeter ki, bu kulluğu tam yapalım biz O’na.)

 

Sonra da ellerini birbirine vurarak,

Buyurdu ki: (Ey insan, âhiret var muhakkak.

 

Hep dünyâ'ya çalıştın, yazık ettin kendine.

Bir hazırlık yapmadın lâkin âhiretine.

 

Halbuki âhiret'te bir “Hesap” var ki yarın,

Senin, o suâllere, yok verecek cevâbın.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Çabuk geçer bu dünyâ.

Bu hayat, bir "Hayâl"dir, yâhut sanki bir "Rüyâ".

 

Bu fânî'ye aldanan, bulamaz huzur, sevinç.

Aklı olan, gönlünü kaptırır mı buna hiç.

 

Sâdece "Dünyâ için" çalışırsa bir kimse,

Verir Allah, dünyâlık, murâdı her ne ise.

 

Eğer "Âhiret için" çalışırsa bir insan,

Allah, ikisini de, o kula eder ihsân.

 

Her kim, ikisini de elde etmek isterse,

Her ikisinden dahî, mahrum kalır o kimse.)

 

Dediler ki: (Efendim, iyi anlamadık biz.

Bunu, bir misâl ile îzâh eder misiniz?)

 

“Behlül Dânâ” baktı ki, önünde bir "Kalas" var.

Bir ucuna geçti ve kaldırıp koydu tekrar.

 

Sonra, öbür ucuna yürüyüp geçti hemen.

Kaldırdı onu dahî, çok kuvvet sarf etmeden.

 

İnsanlar bakıyorken onun ne yaptığına,

Bu sefer de, kalasın geçti tam ortasına.

 

Uğraştı kaldırmaya, yetmedi gücü fakat.

Anladılar o zaman, ne demek ister bu zât.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan