|
22
- BEHLÜL DÂNÂ
(Rahmetullahi Aleyh)
ÖLÜM, BİR NASÎHATTİR
“Hârun Reşîd”
devrinde yaşıyan velî
bir zât.
Aslen Kûfe'liyse de,
Bağdat'ta sürdü hayat.
Hârun Reşîd, bu zâtı
kıymetli tutuyordu.
Nasîhatleri ile,
ferahlık duyuyordu.
Bir gün onu görünce,
dedi ki:
(Beni dinle.
Görüşmek istiyordum çok
zamandır seninle.)
O, oralı olmayıp, etmedi
hiç iltifât.
Dedi: (Öyle bir arzu,
olmadı bende fakat.)
Kızmadı Hârun Reşîd,
cevâbına “Behlül”ün.
Dedi: (Biraz nasîhat
etsene bana bu gün.)
Buyurdu: (Ey hükümdâr,
ne diyeyim ben sana.
Bir şu "Saray"ına
bak, bir de şu "Kabristan"a.
Bundan ibret almıyan,
başka neden alır ki?
“Ölüm”den daha
büyük nasîhatçi var mı
ki?
Ey emîrel mü'minîn,
n’olacak senin hâlin?
Huzûr-u ilâhî'ye
çıkarsın sen de yarın.
İşlediğin her işten,
soracaklar sana hep.
Onlara verilecek cevâbın
var mı acep?)
“Behlül Dânâ”,
şehirde dolaşıp ara
sıra,
Nasîhat ediyordu bir
kısım insanlara.
Ve eğer görür ise, bâzı
yanlış işleri,
Derhal îkâz ederdi,
gidip o kişileri.
Bu durumdan rahatsız
olan bâzı kişi de,
Şikâyet eylediler onu
Hârun Reşîd'e.
Dediler ki:
(Behlül'e söyleyin de ey
sultân!
Yaptığımız işlere,
karışmasın her zaman.
Bizim günâhımızla, ne
derdi var ki onun?
Hem, kendi bacağından
asılmaz mı her koyun?)
Çağırdı Hârun Reşîd,
Behlül'ü sarayına.
Halkın şikâyetini,
söyledi aynen ona.
O, terk etti sarayı hiç
bir cevap vermeden.
Ve bir kaç "Koyun"
alıp, onları kesti
hemen.
Her sokağın başına,
kestiği koyunları,
Kendi bacaklarından,
asıverdi onları.
İnsanlar bunu görüp,
dediler:
(Ne olacak.
Delinin yapacağı,
nihâyet budur ancak.)
Lâkin günler geçtikçe, o
etler kokuyordu.
Bundan, bütün mahalle
rahatsız oluyordu.
Artık durulmaz oldu, bu
kokudan nihâyet.
Halk, gidip halîfeye
eylediler şikâyet.
Dediler:
(Ey halîfe, Behlül'e
söyleyiniz.
Astığı koyunlardan,
bîzâr olduk hepimiz.)
Hârun Reşîd, "Behlül" ü
çağırıp sordu hemen.
O ise, şöyle dedi
halîfeye cevâben:
(Kendi bacaklarından
astım ben her koyunu.
Ne için şikâyete
geldiler size bunu?
Demek ki, bu şekilde
asılsa da her koyun,
Kokunca, her insana
zararı varmış onun.
Anlatmak istedim ki
onlara ben bu halle,
"Bir kötünün şerrini,
çeker bütün mahalle." |